
Kısa cevap: İfadeye çağrılmak, suçlandığınız anlamına gelmez; tanık, mağdur veya şüpheli olarak çağrılmış olabilirsiniz. CMK m.145 uyarınca davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmemeniz hâlinde zorla getirileceğiniz yazılır. Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında CMK m.146 uyarınca zorla getirme kararı verilebilir; zorla getirilen kişi yol süresi hariç en geç 24 saat içinde ilgili makamın önüne çıkarılır. Şüphelinin susma hakkı vardır ve bu hakkın kullanılması aleyhe değerlendirilemez.
Bu yazının en önemli mesajı tek bir cümlede toplanabilir: ifadeye gitmeden önce hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenin. Tanık ile şüphelinin hakları ve yükümlülükleri birbirinden farklıdır ve yapılacaklar buna göre değişir.
Davetiyenizin değerlendirilmesi için iletişime geçebilirsiniz.
Hangi Sıfatla Çağrıldığınız Neden Önemli?
Aynı davetiye üç farklı anlam taşıyabilir. Tanık olarak çağrıldıysanız, gördüğünüz veya bildiğiniz bir olay hakkında bilgi vermeniz istenmektedir; kural olarak tanıklık yükümlülüğü bulunur ve kanunda öngörülen çekinme hâlleri saklıdır. Mağdur veya şikâyetçi olarak çağrıldıysanız, kendi beyanınız ve delilleriniz alınacaktır. Şüpheli olarak çağrıldıysanız, hakkınızda bir suç şüphesi bulunmaktadır ve savunma hakkınız devreye girer.
Bu üç durumda yapılacaklar birbirinden farklıdır. Şüpheli sıfatıyla çağrılan kişi bakımından susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkı öne çıkar; tanık bakımından ise gerçeğe aykırı beyanın ayrı bir suç oluşturabileceği hatırlanmalıdır.
Bu nedenle davetiyede yazan çağrılma nedeni dikkatle okunmalıdır. Belirsizlik varsa soruşturmayı yürüten büroya başvurarak hangi sıfatla çağrıldığınız öğrenilebilir. Bu bilgi olmadan hazırlık yapmak, farkında olmadan aleyhe beyanda bulunma riski doğurur.
Sıfata Göre Haklar ve Yükümlülükler

Çağrıdan İfadeye Süreç
İFADE SÜRECİ
Gitmemenin Sonucu
Çağrıya uymamak, sorunu ortadan kaldırmaz; büyütür. CMK m.146 uyarınca usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Bu karar, kolluk tarafından kişinin bulunup ilgili makamın önüne çıkarılması anlamına gelir. Zorla getirilen kişi, yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde ilgili hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne çıkarılır ve ifadesi alınır.
Bunun ötesinde, çağrıya uymamak dosyada olumsuz bir intiba oluşturur ve tutuklama değerlendirmesinde kaçma şüphesi bakımından dikkate alınabilecek bir unsur hâline gelir. Dolayısıyla gitmemek yerine, hazırlıklı gitmek her zaman daha isabetlidir.
Geçerli bir mazeret varsa (hastalık, şehir dışında bulunma gibi) bunun önceden ve belgeyle bildirilmesi gerekir. Mazeret bildirimi, çağrıya uyulmuş sayılma sonucunu doğurmaz ancak yeni bir gün verilmesini sağlayabilir.
Hazırlık aşamasında destek almak için iletişime geçebilirsiniz.
İfade Sırasında Dikkat Edilecekler
Susma hakkı şüphelinin en temel güvencesidir. Bu hakkın kullanılması aleyhe değerlendirilemez ve “suçu kabul etmek” anlamına gelmez. Buna karşılık kimlik bilgilerine ilişkin sorulara doğru cevap verme yükümlülüğü devam eder.
Müdafi yardımı her zaman istenebilir. Kanunda öngörülen zorunlu müdafilik hâllerinde müdafi talep aranmaksızın görevlendirilir; diğer hâllerde kişi kendisi avukat seçebilir. Şüpheli sıfatıyla çağrılan kişinin, müdafi hazır bulunmadan ifade vermemesi yerinde olur; çünkü bu aşamada verilen beyanlar dosyanın tamamını etkiler ve sonradan düzeltilmesi güçtür.
Tutanak okunmadan imzalanmamalıdır. Beyanın tutanağa doğru geçtiğinden emin olmak kişinin hakkıdır; eksik veya yanlış aktarılan hususların düzeltilmesi istenebilir. Ayrıca bilmediğiniz konularda tahminde bulunmamak, hatırlamadığınız ayrıntılar için “hatırlamıyorum” demekten çekinmemek önemlidir: sonradan çelişki olarak değerlendirilebilecek beyanlar en çok bu şekilde doğar.
Sonuç ve Değerlendirme
İfadeye çağrılmak tek başına bir suçlama değildir. Belirleyici olan üç şey vardır: hangi sıfatla çağrıldığınızın önceden tespit edilmesi, çağrıya uyulması ve şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız müdafi hazır bulunmadan ifade verilmemesidir. Susma hakkının aleyhe değerlendirilemeyeceği ve tutanağın okunmadan imzalanmaması gerektiği de akılda tutulmalıdır.
Yakınınızın dosyasında ifadeye çağrıldıysanız akrabalar için öngörülen cezasızlık hâlini suçluyu kayırma ve delil karartma yazımızda anlattık.
İlgili Diğer Yazılarımız
Gözaltı hâlinde izlenecek yol için Yakınım gözaltına alındı: ilk 24 saatte ne yapmalısınız? yazımızı, şüpheli haklarının ayrıntısı için Kahta gözaltı ve şüpheli hakları avukatı yazımızı, ceza yargılamasının genel çerçevesi için Kahta ceza avukatı yazımızı inceleyebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İfadeye çağrılmak suçlandığım anlamına mı gelir?
Hayır. Kişi tanık, mağdan veya şüpheli olarak çağrılabilir. Davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesi gerekir; hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenmek ilk adımdır çünkü haklar ve yükümlülükler sıfata göre değişir.
Davetiyede neler yazılı olmalıdır?
CMK m.145 uyarınca ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Çağrıya gitmezsem ne olur?
CMK m.146 uyarınca usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Zorla getirilen kişi, yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde ilgili hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne çıkarılır.
İfade vermek zorunda mıyım?
Şüphelinin susma hakkı vardır ve bu hakkın kullanılması aleyhine değerlendirilemez. Tanık olarak çağrılan kişi bakımından ise kural olarak tanıklık yükümlülüğü bulunur; kanunda öngörülen çekinme hâlleri saklıdır.
İfadeye avukatla gitmek zorunlu mudur?
Kanunda öngörülen zorunlu müdafilik hâlleri dışında zorunlu değildir; ancak müdafi bulundurma hakkı her zaman vardır. Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız müdafi hazır bulunmadan ifade vermemeniz yerinde olur.
İfade tutanağını imzalamak zorunda mıyım?
Tutanağı okumadan imzalamamalısınız. Beyanınızın tutanağa doğru geçtiğinden emin olmak hakkınızdır; eksik veya yanlış aktarılan hususların düzeltilmesini isteyebilirsiniz.
Şüpheli olarak çağrıldığımı nasıl anlarım?
Davetiyede yer alan çağrılma nedeni ve sıfat belirleyicidir. Belirsizlik varsa soruşturmayı yürüten büroya başvurarak hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenmeniz mümkündür; bu bilgi savunmanızın kurulması bakımından gereklidir.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. İfade aşamasında çağrılma sıfatının tespiti, hazırlık yapılması ve tutanak içeriğinin denetlenmesi gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.