tr

Taksirle Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Fark Nedir?



Taksirle yaralama ile kasten yaralama farkı kapak görseli

Kısa cevap: Fark fiilde değil, kastın varlığındadır. Kasten yaralamada fail neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirir; taksirle yaralamada ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış, failin istemediği bir sonuca yol açar. Aynı kırık kemik, aynı rapor, aynı mağdur — ama kast varsa TCK m.86, yoksa TCK m.89 uygulanır.

Bu ayrımın üç pratik sonucu vardır: cezanın miktarı değişir, şikâyete tabilik değişir ve şikâyet yoksa başka bir suçtan değerlendirme gündeme gelir. Trafik kazaları bu üç sonucun hepsinin birden görüldüğü tipik alandır.

Dosyanızda kast mı taksir mi tartışılıyor?

Nitelendirme, ceza miktarını ve şikâyet hakkını doğrudan etkiler; değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.

Kast ve Taksir: Ayrımın Kaynağı

Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Yaralama bakımından bu, failin mağdurun vücuduna acı vermeyi ya da sağlığının bozulmasını istemesi anlamına gelir. Yumruk atan, iten, bıçak çeken kişi bu gruptadır.

Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Kırmızı ışıkta geçen sürücü çarpmayı istemez; ancak öngörülebilir bir riski göze almıştır.

Arada bir üçüncü kategori vardır: bilinçli taksir. Burada fail neticeyi öngörmüş, fakat istememiştir. Alkollü araç kullanarak yola çıkan, aşırı hızla virajı dönen sürücü tipik örnektir. Bilinçli taksirin iki sonucu vardır: ceza artırılır ve — TCK m.89/5’in açık istisnası uyarınca — birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere şikâyet aranmaz.

Ayrım, mağdurun yaralanma derecesine göre değişmez. Yüzünde sabit iz kalan bir mağdur bakımından hem m.86 hem m.89 uygulanabilir; belirleyici olan failin iç dünyasıdır. Bu nedenle soruşturmada en çok tartışılan konu, olayın oluş biçimine ilişkin somut delillerdir: kamera kaydı, tanık beyanı, kaza tespit tutanağı, araç hasar durumu.

Karşılaştırma

TCK M.86 VE TCK M.89 KARŞILAŞTIRMASI
Ölçüt Kasten Yaralama (m.86) Taksirle Yaralama (m.89)
Manevi unsur Kast: bilerek ve isteyerek Taksir: özen yükümlülüğüne aykırılık
Temel ceza Bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis Dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
Hafif hâl Basit tıbbî müdahale: altı ay – bir yıl altı ay hapis veya adlî para cezası Ayrı hafif hâl yok; artırım fıkraları var
Ağır netice m.87’ye göre neticesi sebebiyle ağırlaşma m.89/2 yarı oranında, m.89/3 bir kat artırım
Birden fazla mağdur Her mağdur için ayrı suç Tek fiil, dokuz aydan beş yıla kadar hapis
Şikâyet Yalnızca m.86/2 bakımından aranır Kural olarak aranır; bilinçli taksirde (m.89/1 hariç) aranmaz
Tipik alan Kavga, darp, silahlı saldırı Trafik kazası, iş kazası, tıbbî uygulama
Kasten ve taksirle yaralama ayrımı infografiği

Yargı Kararları Ne Diyor?

Şikâyet yoksa taksirle yaralamadan hüküm kurulamaz; ancak dosya kapanmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 15.03.2021 tarihli, 2019/8835 E., 2021/2547 K. sayılı kararında; trafik kazasında yaralanma meydana gelen bir olayda mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle taksirle yaralamadan işlem yapılamayacağı, buna karşılık trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kararda iki suçun niteliği de ayrıştırılmaktadır: taksirle yaralama bir zarar suçu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ise bir tehlike suçudur. Bu nedenle şikâyetin yokluğu, fiilin hukuken sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez.

Şikâyetten vazgeçme hâlinde düşme kararı verilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 10.01.2022 tarihli, 2020/11287 E., 2022/67 K. sayılı kararında; taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan davada mağdurların şikâyetlerinden vazgeçmeleri üzerine TCK m.89/5’in uygulanmasıyla verilen düşme kararı onanmıştır. Karar, m.89/4 uygulanan hâllerde de şikâyet şartının geçerli olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Bu iki karar birlikte okunduğunda şu sonuca varılır: taksirle yaralamada mağdurun tutumu dosyanın kaderini belirler, ancak bu tutum yalnızca o suç bakımından sonuç doğurur. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.

Şikâyetin varlığı dosyanın kaderini belirler

Şikâyet, vazgeçme ve bilinçli taksir değerlendirmesi için destek alabilirsiniz.

Nitelendirme Nasıl Belirlenir?

  1. 01
    Olayın Oluş Biçiminin Tespiti

    Kamera kaydı, tanık beyanı, kaza tespit tutanağı ve araç hasar durumu üzerinden hareketin niteliği belirlenir.

  2. 02
    Kast veya Taksir Değerlendirmesi

    Failin neticeyi isteyip istemediği, öngörüp öngörmediği somut verilerle tartışılır.

  3. 03
    Bilinçli Taksir Araştırması

    Alkol, aşırı hız, kırmızı ışık gibi riskin bilinerek göze alındığını gösteren unsurlar incelenir.

  4. 04
    Yaralanma Derecesinin Belirlenmesi

    Adlî rapor üzerinden basit tıbbî müdahale, kemik kırığı, sabit iz gibi ölçütler saptanır.

  5. 05
    Şikâyet Şartının Kontrolü

    Nitelendirmeye göre şikâyetin aranıp aranmadığı ve süresinin dolup dolmadığı denetlenir.

YARALAMA DOSYASINDA NİTELENDİRME SIRASI

Üç Pratik Uyarı

Birincisi, adlî rapor nitelendirmeyi değiştirebilir. Yaralanmanın basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek olup olmaması, kasten yaralamada şikâyet şartının devreye girip girmemesini belirler; taksirle yaralamada ise m.89/2 ve m.89/3 artırımlarının uygulanıp uygulanmayacağını tayin eder. Bu nedenle raporun eksik veya aceleyle düzenlenmesi dosyanın tümünü etkiler.

İkincisi, birden fazla mağdur iki suçta farklı sonuç doğurur. Kasten yaralamada her mağdur bakımından ayrı suç oluşur. Taksirle yaralamada ise TCK m.89/4 tek bir fiilden söz etmekte ve dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Trafik kazalarında bu fark doğrudan ceza miktarına yansır.

Üçüncüsü, bilinçli taksir iddiası şikâyet hakkını önemsizleştirir. Mağdur şikâyetçi olmasa dahi soruşturma makamı bilinçli taksir bulunduğu sonucuna varırsa — m.89/1 kapsamına giren yaralama dışında — şikâyet aranmaz ve kamu davası açılır. Bu nedenle alkol, hız ve kırmızı ışık tespitleri dosyada ayrıca değerlendirilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Kasten yaralama ile taksirle yaralama arasındaki fark bir nitelendirme meselesidir, ancak sonuçları usul ve ceza bakımından köklüdür. Ceza aralığı değişir, şikâyet şartı değişir, mağdurun vazgeçmesinin etkisi değişir. Trafik kazalarında ise üçüncü bir katman daha vardır: şikâyet bulunmadığında dosya kapanmaz, fiil trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından incelenir. Her iki tarafın da ilk aşamada yapması gereken iş aynıdır — olayın oluş biçimini ortaya koyan delillerin zamanında toplanması.

Ehliyetsiz sürüşün ne zaman idari para cezası, ne zaman TCK kapsamında suç olduğunu ehliyetsiz araç kullanma yazımızda anlattık.

İlgili Diğer Yazılarımız

Kasten yaralamada şikâyet ve uzlaşma için Kasten yaralama suçunda şikâyet ve uzlaşma nasıl işler?, karşılıklı dosyalar için Kavgada iki taraf da şikâyetçiyse süreç nasıl ilerler?, ölümlü kazalar için Trafik kazasında ölüm varsa sürücüyü ne bekler?, şikâyet süresi için Şikâyet süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?, bölgesel destek için Kahta kasten yaralama suçu avukatı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Türk Ceza Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Taksirle yaralama ile kasten yaralama arasındaki temel fark nedir?

Fark, failin iç dünyasındadır. Kasten yaralamada fail neticeyi bilerek ve isteyerek hareket eder; taksirle yaralamada ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucu, öngörülmeyen bir netice meydana gelir. Fiil aynı olsa bile bu ayrım hem suçun adını hem cezasını hem de şikâyete tabi olup olmadığını değiştirir.

Taksirle yaralamanın cezası nedir?

TCK m.89/1 uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Netice m.89/2’deki sonuçlardan birine yol açmışsa ceza yarı oranında, m.89/3’teki sonuçlardan birine yol açmışsa bir kat artırılır. Fiil birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kasten yaralamanın cezası nedir?

TCK m.86/1 uyarınca bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Etkinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde m.86/2 uyarınca altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınır dokuz aydan az olamaz.

Taksirle yaralama şikâyete tabi midir?

Kural olarak evet. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.

Kasten yaralamada şikâyet her zaman gerekir mi?

Hayır. Şikâyet yalnızca TCK m.86/2’deki basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek hâl bakımından aranır. M.86/1 resen soruşturulur; m.86/3’teki nitelikli hâllerde ise madde metni şikâyet aranmaksızın cezanın artırılacağını açıkça belirtmektedir.

Trafik kazasında yaralanma hangi suçu oluşturur?

Kural olarak taksirle yaralamadır. Mağdurun şikâyeti yoksa ve bilinçli taksir hâli de bulunmuyorsa taksirle yaralamadan işlem yapılamaz; bu durumda sürücünün davranışı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından ayrıca değerlendirilir. Yargıtay kararlarında bu iki suçun biri zarar biri tehlike suçu olduğu vurgulanmaktadır.

Şikâyetten vazgeçmek davayı sona erdirir mi?

Şikâyete bağlı suçlarda evet. Taksirle yaralamada mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde — bilinçli taksir istisnası yoksa — kamu davasının düşmesine karar verilir. Kasten yaralamada ise bu sonuç yalnızca m.86/2 kapsamındaki hâl bakımından doğar.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. Yaralama dosyalarında kast-taksir ayrımının somut delillerle tartışılması, adlî raporun denetlenmesi ve şikâyet sürelerinin takibi gibi hususlara özen gösterilmektedir.

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa ŞAHİN
Av. Mustafa ŞAHİN
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabilirim?