
Kısa cevap: Meslek hastalığı tazminat davası, işin niteliği veya yürütüm şartları yüzünden hastalanan işçinin işverenden maddi ve manevi zararını istediği davadır. Davanın kilidi tespittir: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.14’e göre hastalığın mesleki olduğu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmek zorundadır; itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna, oradan iş mahkemesinde Adli Tıp Kurumu incelemesine gider. Dava arabuluculuksuz açılır ve 10 yıllık süre kural olarak kesin maluliyet oranının belirlendiği tarihten işler.
Önemli noktalar
- Hekimin “mesleki olabilir” demesi yetmez; mesleki olduğuna Kurum Sağlık Kurulu karar verir.
- Meslekte kazanma gücü kaybı en az %10 ise SGK sürekli iş göremezlik geliri bağlar (5510 m.19).
- Kurum kararı itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu’na, uyuşmazlıkta ATK 3. İhtisas Dairesi ve 2. Üst Kurul’a taşınır.
- İşveren meslek hastalığını öğrendiği günden itibaren 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır.
Bu yazı meslek hastalığına özgü tespit sürecini anlatır. Tazminat kalemleri, aktüerya hesabı ve SGK peşin sermaye değerinin düşülmesi iş kazasıyla aynı kurallara bağlıdır; bunlar için Kahta iş kazası tazminatı avukatı yazımıza bakabilirsiniz.
SGK süreci tamamlanmadan açılan tazminat davası tespit davası beklenerek uzar. Elinizdeki hastane raporları, işe giriş muayenesi ve SGK yazılarıyla hangi aşamada olduğunuzu birlikte belirleyelim.
Meslek Hastalığı Nedir, İş Kazasından Farkı Ne?
Meslek hastalığı, 5510 sayılı Kanun m.14’te sigortalının “çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri” olarak tanımlanır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu farkı vurgular: iş kazası ani bir olaydır; meslek hastalığı ise belirli bir zaman dilimi içinde tekrarlanan bir sebeple, işin niteliği ve yürütüm şartları nedeniyle yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Toz kaynaklı akciğer hastalıkları (pnömokonyoz), gürültüye bağlı işitme kaybı ve kimyasal temasa bağlı hastalıklar tipik örneklerdir.
Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağını Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ndeki liste belirler.
Meslek Hastalığı Nasıl Tespit Edilir?
Meslek hastalığının tespiti, 5510 sayılı Kanun m.14/2 uyarınca iki dayanağa bağlanmıştır: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucusunun usulüne uygun düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerektiğinde işyerindeki çalışma şartlarını ortaya koyan denetim raporları. Bu belgeler incelendikten sonra karar Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilir.
Kanunun ifadesi kesindir: hastalığın işten kaynaklandığının “Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.” Tek bir hekimin raporu veya özel hastane belgesi tek başına tespit sonucu doğurmaz; yalnız süreci başlatır.
Meslek hastalığının tespit süreci
Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir, Kaç Olmalı?
Maluliyet oranı, yani meslekte kazanma gücü kayıp oranı, meslek hastalığı nedeniyle sigortalının mesleğinde çalışma gücünü yüzde kaç yitirdiğini gösterir. 5510 sayılı Kanun m.19’a göre Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az %10 azaldığı tespit edilen sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Gelir, kayıp oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır; kısmi iş göremezlikte bu tutarın iş göremezlik derecesine denk gelen kısmı ödenir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa gelir bağlama oranı %100 uygulanır.
%10’un altındaki oran tazminatı engeller mi?
Engellemez. %10 eşiği SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri bağlaması içindir. İşverene karşı açılan tazminat davasında belirleyici olan, işçinin gerçek zararıdır; %10’un altındaki kalıcı kayıp da maddi tazminat hesabına girer ve manevi tazminat talebine dayanak olur.
Oran sonradan değişebilir: gelir bağlanmış sigortalı yeniden tedavi görürse kayıp oranı yeniden tespit edilir (5510 m.19/2).

SGK Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
SGK kararına itiraz, Kurum Sağlık Kurulu kararıyla başlayan ve gerekirse mahkemeye uzanan zincirli bir yoldur. 5510 sayılı Kanun m.95/2’ye göre meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin Kurum kararına ilgililer itiraz ederse durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Yüksek Sağlık Kurulu kararı Kurumu bağlar; ancak sigortalıyı ve işvereni bağlamaz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu nedenle Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilirse incelemenin Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılması, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu kararı çelişirse dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Kurum aşamasını atlayıp doğrudan Adli Tıp’a gidilebilir mi?
Gidilemez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, kanunun tespit yetkisini Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kuruluna verdiğini, bu prosedür işletilmeden yalnız Adli Tıp Kurumu raporuyla meslek hastalığına karar verilmesinin hatalı olduğunu kabul etmektedir. Aşağıda anılan 03.02.2025 tarihli kararda yerel mahkeme bu görüşe direnmiş, dosya Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiştir; Genel Kurul’un vereceği sonuç bu yazının tarihi itibarıyla bilinmemektedir.
Meslek Hastalığının Tespiti Davası Nasıl Açılır?
Meslek hastalığının tespiti davası, sigortalının hastalığının mesleki olduğunun ve buna bağlı sürekli iş göremezlik oranının mahkeme kararıyla belirlenmesi için açılan davadır. 7036 sayılı Kanun m.5 uyarınca SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına iş mahkemesi bakar; 5510 m.101 de bu Kanundan doğan uyuşmazlıkları iş mahkemelerine bırakır.
Dava SGK ile birlikte işverene, birden fazla işyerinde aynı etkene maruz kalındıysa ilgili işverenlere karşı açılır. 7036 m.3/3 tespit davalarını da arabuluculuk şartı dışında bıraktığından arabulucuya başvurmak gerekmez. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 m.6/1); işyeri Kahta’daysa dava Kahta’da açılabilir. Kahta’da ayrı iş mahkemesi kurulmamışsa asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar; güncel durum dava öncesinde UYAP’tan doğrulanmalıdır.
Tazminat davası açılmış ama meslek hastalığı tespit edilmemişse Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne göre mahkeme, davacıya tespit davası açması için süre verir ve tespit davasını bekletici mesele yapar. Sigortasız geçen dönemler varsa Kahta hizmet tespiti davası avukatı yazımızda anlatılan dava gündeme gelir.
İşten Ayrıldıktan Sonra Çıkan Hastalıkta Yükümlülük Süresi Nedir?
Yükümlülük süresi, sigortalının meslek hastalığına sebep olan işten fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın meydana çıktığı tarih arasında geçebilecek en uzun süredir. 5510 m.14/3’e göre işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıkta sigortalının haklardan yararlanması için bu sürenin aşılmamış olması gerekir.
Kanun bu kuralı yumuşatır: hastalık klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlenmiş ve hastalığa yol açan etken işyeri incelemesiyle tespit edilmişse, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2019 tarihli kararında belirtildiği gibi bu hesapta önemli olan raporun tarihi değil, tıbbi verilere göre hastalığın ortaya çıktığı tarihtir.
İşveren Meslek Hastalığından Ne Zaman Sorumludur?
İşverenin meslek hastalığından sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.417’deki gözetim borcuna dayanır. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç-gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür; bu borca aykırılık nedeniyle işçinin vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zarar, sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre tazmin edilir.
Meslek hastalığında kusur incelemesi iş kazasından farklıdır: tek bir anın değil, yıllara yayılan maruziyetin denetlenmesi gerekir. Bilirkişi; toz, gürültü veya kimyasal ölçümlerini, işe giriş ve periyodik muayeneleri, koruyucu donanımın kullanımının denetlenip denetlenmediğini ve maruziyetin hangi işverenin döneminde gerçekleştiğini inceler.
SGK işverene rücu eder mi?
Eder. 5510 m.21/1’e göre meslek hastalığı işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse Kurumun yaptığı ödemeler ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olarak işverene ödettirilir; sorumlulukta kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş mahkemesindeki diğer dava türleri için Kahta iş davası ve iş mahkemesi avukatı yazımıza bakabilirsiniz.
Meslek Hastalığı Tazminatında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Meslek hastalığı tazminatında zamanaşımı, işverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılığa dayandığı için TBK m.146 uyarınca on yıldır. Kanunun ifadesiyle “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” Meslek hastalığında asıl tartışma sürenin uzunluğunda değil, hangi tarihte başladığındadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne göre zararın öğrenilmesi, zarar verici olayın değil, zararın varlığının, niteliğinin ve kapsamının kesin olarak bilinmesidir. Meslek hastalığı gibi gelişen durumlarda süre, gelişmenin durduğunun öğrenilmesiyle işlemeye başlar; meslekte kazanma gücü kayıp oranı kesin olarak belirlenmeden maddi tazminatın sınırı da belli olmaz. Daire, 08.05.2024 tarihli kararında teşhisi 1996’da konan işitme kaybında oranın 2012 tarihli Adli Tıp raporuyla öğrenildiğini gözeterek 2009’da açılan davayı zamanaşımına uğramış sayan kararı bozmuştur.
Bu kural her dosyada süreyi uzatmaz: oran yıllar önce kesin olarak belirlenmiş ve değişmemişse süre o tarihten işler.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- SGK sürecini başlatmadan tazminat davası açmak: Kurum Sağlık Kurulu tespiti yoksa mahkeme tespit davasını bekler ve dosya yıllarca uzar.
- Kurum kararına itiraz etmemek: Yüksek Sağlık Kurulu aşaması atlanırsa mahkemede prosedür yeniden işletilir.
- Tespit davasında SGK’yı veya önceki işvereni taraf göstermemek: karar o kişilere karşı sonuç doğurmaz.
- İşe giriş ve periyodik muayene kayıtlarını istememek: hastalığın işe girişten sonra başladığı en güçlü biçimde bu kayıtlarla gösterilir.
- Zamanaşımını teşhis tarihinden saymak ya da hiç saymamak: başlangıç tarihi kesin maluliyet raporuna göre ayrıca hesaplanmalıdır.
Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararların tam metinleri okunmuştur.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2024 tarihli, 2024/1894 E., 2024/12685 K. sayılı kararı: Meslek hastalığına dayalı tazminat davasında ATK 3. İhtisas Dairesi ve 2. Üst Kurul raporu alınması, hastalık mesleki bulunursa tespit davası için süre verilip bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 03.02.2025 tarihli, 2024/12258 E., 2025/1331 K. sayılı kararı: Meslek hastalığının tespitinde Kurum Sağlık Kurulu ile Yüksek Sağlık Kurulu’nun yetkili olduğu, bu prosedür işletilmeden Adli Tıp raporuyla karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş; yerel mahkemenin direnmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiştir.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2024 tarihli, 2023/8270 E., 2024/5013 K. sayılı kararı: Meslek hastalığından doğan tazminatta on yıllık zamanaşımının, sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak öğrenildiği tarihten işlediği kabul edilmiş; teşhis tarihini esas alan ret kararı bozulmuştur.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2019 tarihli, 2019/2212 E., 2019/4234 K. sayılı kararı: Meslek hastalığına dayalı rücu davasında yükümlülük süresinin hesabında rapor tarihinin değil, tıbbi verilere göre hastalığın ortaya çıktığı tarihin esas alınacağı belirtilmiştir.
Sağlık kurulu raporları, SGK kararları ve çalışma belgeleriyle hangi aşamada olduğunuzu ve sürelerin nasıl işlediğini birlikte belirleyelim.
Sıkça Sorulan Sorular
Meslek hastalığı tazminat davası açmak için arabulucuya gitmek gerekir mi?
Gerekmez. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
Doktorun verdiği rapor meslek hastalığı için yeterli mi?
Yeterli değildir. 5510 sayılı Kanun m.14’e göre hastalığın işten kaynaklandığı, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucusunun sağlık kurulu raporu ve gerekirse işyeri denetim raporları incelenerek Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmek zorundadır.
SGK meslek hastalığımı kabul etmezse ne yapabilirim?
Önce Kurum Sağlık Kurulu kararına itiraz edilir; itirazı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar (5510 m.95). Yüksek Sağlık Kurulu kararı Kurumu bağlar ama sigortalıyı bağlamaz. Bu karara karşı iş mahkemesinde Kuruma ve işverene karşı meslek hastalığının tespiti davası açılır; mahkeme Adli Tıp Kurumu raporu alır.
İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalık meslek hastalığı sayılır mı?
Sayılabilir. Bunun için işten fiilen ayrılma ile hastalığın ortaya çıkması arasında yönetmelikte o hastalık için öngörülen yükümlülük süresinin aşılmamış olması gerekir. Süre aşılmış olsa bile hastalık klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlenmiş ve etken işyeri incelemesiyle tespit edilmişse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığı tazminatında zamanaşımı ne zaman başlar?
Süre on yıldır (TBK m.146). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne göre süre hastalığın ilk belirtisinden veya teşhis tarihinden değil, zararın kapsamının, özellikle sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihten itibaren işler.
Meslek hastalığı nedeniyle SGK’dan hangi haklar alınır?
Geçici iş göremezlik süresince günlük ödenek, meslekte kazanma gücü en az %10 azalmışsa sürekli iş göremezlik geliri, ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir, cenaze ödeneği ve şartları varsa evlenme ödeneği verilir (5510 m.16 ve 19).
İşveren meslek hastalığını SGK’ya bildirmezse ne olur?
İşveren, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrendiği günden itibaren üç iş günü içinde Kuruma bildirmek zorundadır (5510 m.14). Bildirmeyen veya kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene, Kurumun bu durum için yaptığı masraflar ve ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir. Bildirim yapılmaması sigortalının hakkını ortadan kaldırmaz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı avukattır ve Kahta ile Adıyaman merkezde iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında vekillik yürütmektedir. Kahta’da meslek hastalığı dosyaları çoğu zaman inşaat, atölye ve sanayi işlerinde toz, gürültü ve ağır yük kaynaklı rahatsızlıkların SGK sağlık kurulu sürecine doğru taşınması üzerinden şekillenir. Bu yazı 3 Kasım 2026 itibarıyla 5510 sayılı Kanun m.13, 14, 19, 21 ve 95, 7036 sayılı Kanun m.3, 5 ve 6 ile TBK m.146 ve 417’nin güncel metni ve tam okunmuş Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır. Kanun metni için 5510 sayılı Kanun (mevzuat.gov.tr) bağlantısını kullanabilirsiniz.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.