
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı adli sicile işlenmez. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.231/13 gereği bu kararlar “bunlara mahsus bir sisteme” kaydedilir ve yalnız bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme isteyebilir. Bu nedenle HAGB, e-Devlet’ten alınan adli sicil belgesinde görünmez. Ancak memuriyete veya kamu görevine atanacaklar için yapılan arşiv araştırması, 7315 sayılı Kanun m.4 gereği bu kayıtları da kapsar.
- Adli sicile yalnız kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4); HAGB mahkûmiyet değildir.
- HAGB kaydı e-Devlet adli sicil kaydı belgesinde ve arşiv kaydında yer almaz.
- Kamu görevine atanacaklar hakkında yapılan arşiv araştırması, CMK 231/13 kapsamındaki kararları açıkça kapsar.
- Denetim süresi 5 yıldır; süre dolunca kayıt kendiliğinden değil, mahkemenin düşme kararıyla işlevini yitirir.
- Denetim süresinde kasıtlı suç işlenirse hüküm açıklanır ve bu kez gerçek bir mahkûmiyet kaydı oluşur.
“HAGB aldım, sabıkam temiz mi?” sorusu ceza dosyalarında en sık duyulan sorulardan biridir. İnternette iki yanlış bilgi dolaşır: HAGB’nin sabıka kaydına işlendiği ve HAGB’nin hiçbir yerde görünmediği. İkisi de eksiktir. Aşağıda HAGB kaydının nerede tutulduğu, kimlerin görebildiği ve ne zaman işlevini yitirdiği, 31.07.2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun sonrası güncel CMK 231 metni ve Yargıtay kararlarıyla açıklanmıştır. HAGB’nin şartları ve denetim süresinin işleyişi bu yazının konusu değildir; burada yalnız kayıt ve görünürlük ele alınır.
Kamu ataması, güvenlik soruşturması veya yeni bir yargılama öncesinde HAGB kaydınızın durumu ve denetim sürenizin bitiş tarihi önceden kontrol edilmelidir.
HAGB kararı adli sicile işlenir mi?
HAGB kararı, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na göre adli sicile işlenmez; çünkü adli sicil yalnız kesinleşmiş mahkûmiyetleri kaydeder. HAGB ise CMK m.231/5’e göre “kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını” ifade eder. Kurulan hüküm açıklanmadığı için ortada sicile girecek bir mahkûmiyet yoktur.
Adli Sicil Kanunu m.4/1, adli sicile kaydedilecek bilgileri “Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri” olarak sayar. Aynı Kanun’un 6. maddesi ise HAGB’yi ayrıca düzenler: kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, “ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir.”
Yani HAGB kararı kayıt dışı değildir; kayıt vardır, ama adli sicilden ayrı tutulur ve erişimi sınırlıdır. “Sabıkam temiz” ifadesi bu anlamda doğrudur, “devletin hiçbir kaydında yokum” ifadesi ise yanlıştır.
CMK 231/13’teki “özel sistem” nedir ve 7589 ile değişti mi?
CMK 231/13’teki özel sistem, HAGB kararlarının adli sicilden ayrı olarak kaydedildiği ve yalnız yargı mercilerinin belirli bir amaçla erişebildiği kayıt ortamıdır. Fıkra 5560 sayılı Kanun’la 2006’da eklenmiş, 7499 ve 7589 sayılı Kanunlarla 231. maddenin beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazılırken içeriği korunmuştur.
Güncel metin şöyledir: “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.” (CMK m.231/13)
“Bu maddede belirtilen amaç” ifadesi önemlidir. Kayıt, öncelikle kişinin denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işleyip işlemediğini ve yeniden HAGB’den yararlanıp yararlanamayacağını (CMK 231/8) belirlemek için tutulur. 7589 sayılı Kanun bu fıkrayı da yeniden yazmış, ancak metin aynı kalmıştır; görünürlük kuralında yeni bir genişleme yoktur. Güncel kanun metnine Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki CMK metninden ulaşılabilir.
HAGB e-Devlet adli sicil belgesinde görünür mü?
HAGB kararı, e-Devlet üzerinden alınan adli sicil kaydı belgesinde görünmez. Adli Sicil Kanunu m.13/2, gerçek kişilerin kendi adli sicil ve arşiv kayıtlarını güvenli kimlik doğrulamayla sorgulayabileceğini düzenler; bu sorgu adli sicil ve arşiv kayıtlarını kapsar, CMK 231/13’teki özel sistem kayıtlarını değil.
Bu nedenle denetim süresi devam eden biri e-Devlet’ten belge aldığında, başka bir mahkûmiyeti yoksa belgede “kaydı yoktur” ibaresini görür. Belgeyi işverene, bankaya, konsolosluğa veya bir kuruma verdiğinde HAGB kararı bu belgeden anlaşılmaz. Ancak belgenin temiz çıkması, devlet kayıtlarında hiçbir iz olmadığı anlamına gelmez; aşağıdaki iki istisna bunu gösterir.
HAGB kaydını kimler görebilir?
HAGB kaydını kanun gereği yalnız Cumhuriyet savcısı, hâkim ve mahkeme, bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak görebilir (CMK 231/13, Adli Sicil Kanunu m.6/1). Bunun tek genişlemesi, kamu görevine atamalarda yapılan arşiv araştırmasıdır. Kişinin yakınları ve özel işverenler bu kayda erişemez.
Uygulamada yeni bir ceza dosyasında hâkim, UYAP üzerinden sanığın kayıtlarını sorgular ve önceki HAGB kararını görür. Yargıtay kararlarında bu kayıt bazen gevşek biçimde “adli sicil kaydında yer alan HAGB kararı” diye anılır; bu, hâkimin önündeki ekranı tarif eder, kaydın hukuki niteliğini değiştirmez. Adli Sicil Kanunu m.10/2 ayrıca bir kişinin yakınının kayıtlarının istenemeyeceğini ve kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için kullanılamayacağını açıkça söyler.
HAGB arşiv kaydında görünür mü?
HAGB kararı arşiv kaydında da görünmez, çünkü arşiv kaydı adli sicilden silinen mahkûmiyetlerin taşındığı yerdir. Adli Sicil Kanunu m.9’a göre infazın tamamlanması, zamanaşımı, genel af veya mahkûmiyeti tüm sonuçlarıyla kaldıran etkin pişmanlık hâlinde adli sicildeki bilgi silinip arşive alınır. Hiç adli sicile girmemiş bir HAGB kararının arşive taşınması da söz konusu değildir.
Yargıtay bu ayrımı açıkça vurgulamıştır: HAGB kaydı için “adli sicilden silinerek arşive alınma” kararı verilemez; doğru yol, denetim süresi sonunda CMK 231/10 veya 231/11’e göre işlem yapmaktır (aşağıda 4. Ceza Dairesi kararı). Arşiv kaydının silinme süreleri ise ayrı bir konudur ve adli sicil kaydının silinmesi yazımızda ele alınmıştır.
Kamu işe alımında ve güvenlik soruşturmasında HAGB görünür mü?
HAGB kararı, memuriyete veya kamu görevine atanacaklar hakkında yapılan arşiv araştırmasında görünür. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu m.4/1-ç, arşiv araştırmasını kişi hakkında “Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar” dahil olmak üzere tanımlar.
Aynı Kanun’un 3. maddesine göre arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın ilk defa ya da yeniden memuriyete veya kamu görevine atanacak herkes hakkında yapılır. Emniyet, jandarma, ceza infaz kurumu personeli, öğretmenler ve gizlilik dereceli birimlerde çalışacaklar için arşiv araştırmasına güvenlik soruşturması da eklenir (m.3/2, m.5).
Bu nedenle e-Devlet belgesi temiz olan bir aday, kamu ataması aşamasında HAGB kararıyla karşılaşabilir. Kaydın görünmesi tek başına atamaya engel demek değildir; sonucu değerlendirme komisyonu ve ilgili mevzuat belirler. Olumsuz bir sonuçta izlenecek yol güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa yapılabilecekler yazımızda anlatılmıştır.
Özel sektör işvereni HAGB kaydını görebilir mi?
Özel sektör işvereni HAGB kaydını göremez; işverenin elindeki tek araç, çalışanın e-Devlet’ten alıp verdiği adli sicil belgesidir ve bu belgede HAGB yer almaz. İşverenin UYAP’a, CMK 231/13’teki özel sisteme veya arşiv araştırmasına erişimi yoktur.
Tek istisna, 7315 sayılı Kanun m.3/2’de sayılan millî güvenlik açısından stratejik önemi olan birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilenlerdir. Bu kişiler statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabidir; bu araştırmada HAGB kaydı da görünür.
HAGB kaydı ne zaman silinir?
HAGB kaydı, beş yıllık denetim süresi kasıtlı suç işlenmeden geçtikten sonra mahkemenin “açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi” kararı vermesiyle (CMK 231/10) işlevini yitirir. Denetim süresinin dolması tek başına yetmez; düşme kararı verilene kadar kayıt UYAP’ta açık bir HAGB olarak görünmeye devam eder.
7589 sayılı Kanun sonrası metinde de denetim süresi beş yıldır (CMK 231/8). Yargıtay uygulamasında süre, HAGB kararının kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır. Düşme kararı mahkemece kendiliğinden verilebileceği gibi sanığın dilekçesiyle de istenebilir; mahkeme güncel adli sicil ve UYAP kayıtlarını inceleyerek karar verir.
Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenirse tablo tersine döner: mahkeme hükmü açıklar (CMK 231/11). Açıklanan hüküm kesinleşince artık bir mahkûmiyettir ve Adli Sicil Kanunu m.4 gereği adli sicile, infazdan sonra da arşive işlenir.
Örnek takvim: HAGB kaydının yaşam döngüsü

Uygulamada sık yapılan hatalar
HAGB kaydına ilişkin hatalar çoğunlukla kaydın hukuki niteliğinin yanlış anlaşılmasından doğar: kayıt ya hiç yokmuş gibi davranılır ya da mahkûmiyet gibi ele alınır. Her iki yaklaşım da kamu başvurularında, yeni yargılamalarda ve düşme talebinde hak kaybına yol açabilir. Dosyalarda en sık karşılaşılan yanlışlar şunlardır:
- Temiz e-Devlet belgesini her yer için yeterli saymak: Kamu ataması başvurusunda arşiv araştırması HAGB kaydını gösterir; başvuru formunda soru açıkça soruluyorsa cevap buna göre verilmelidir.
- Denetim süresi bitince kaydın kendiliğinden kalktığını düşünmek: Düşme kararı alınmadıkça kayıt yeni bir yargılamada engel gibi değerlendirilebilir. Süre bitiminden sonra mahkemeye başvurmak kişinin yararınadır.
- HAGB için “adli sicil silme” başvurusu yapmak: Adli sicile girmemiş bir kayıt için silme ve arşive alma kararı istenemez; doğru talep CMK 231/10’a göre düşme kararıdır.
- Denetim süresinin başlangıcını karar tarihinden saymak: Süre kesinleşme tarihinden hesaplanır; birkaç haftalık fark yeni bir suç tarihinin süre içinde kalıp kalmadığını belirleyebilir.
- Taksirli suçu da engel sanmak: CMK 231/10 ve 231/11 kasten işlenen yeni suçu esas alır; taksirli bir suç tek başına hükmün açıklanmasına yol açmaz.
Zararın giderilmesi HAGB’nin şartlarından biridir; mala zarar verme suçundaki uygulaması için zararın giderilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Denetim süresince dava zamanaşımının neden durduğu zamanaşımını kesen ve durduran sebepler yazımızda açıklanmıştır.
HAGB kararının 657 sayılı Kanun m.48 karşısındaki durumunu memuriyete engel suçlar rehberimizde Danıştay kararlarıyla anlattık.
Yargıtay HAGB kaydını nasıl değerlendiriyor?
Yargıtay ceza daireleri, HAGB kaydının mahkûmiyet olmadığını, adli sicil ve arşiv mekanizmasına tabi tutulamayacağını ve denetim süresi sonunda düşme kararıyla sonuçlandırılması gerektiğini çeşitli kararlarda vurgulamıştır. Aşağıdaki dört karar tam metinleriyle incelenmiştir.
Adli sicile alınmayan kayıt silinemez: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25.09.2014 tarihli, 2013/25047 E., 2014/27335 K. sayılı kararında, HAGB kararının “kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmadığı için adli sicil kaydına alınmayan” bir karar olduğu belirtilmiş; bu kayıt için adli sicilden silinip arşive alınma kararı verilmesi kanun yararına bozulmuştur.
HAGB kaydı mahkûmiyet sayılmaz: Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 27.06.2013 tarihli, 2011/7870 E., 2013/14820 K. sayılı kararında, sanığın kayıtlarındaki tek kaydın açıklanması geri bırakılan bir hüküm olması nedeniyle “daha evvel kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunu engellemeyeceği kabul edilmiş ve bu kayda dayanarak HAGB’nin reddi bozma sebebi yapılmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Süre dolmuşsa düşme kararı verilmeli: Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 05.11.2025 tarihli, 2023/20858 E., 2025/9421 K. sayılı kararında, kesinleşmeden sonraki beş yıllık denetim süresinde kasıtlı suçtan mahkûmiyeti olmayan sanık hakkında CMK 231/10’a göre düşme kararı verilmesi gerektiği ve eski HAGB kaydının yeni HAGB kararına engel olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Sanığın başvurusuyla düşme: Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 06.12.2023 tarihli, 2023/2262 E., 2023/10730 K. sayılı kararında, denetim süresi dolduktan sonra sanığın dilekçesi üzerine UYAP ve güncel adli sicil kaydı incelenerek, duruşma açılıp davanın düşmesine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
HAGB kararınızın kesinleşme tarihini, denetim süresinin bitişini ve düşme kararı için başvuru imkânını dosyanız üzerinden inceleyebiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
HAGB sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Adli sicile yalnız kesinleşmiş mahkûmiyetler kaydedilir (5352 sayılı Kanun m.4). HAGB kararı CMK 231/13 gereği ayrı bir sisteme kaydedilir ve e-Devlet adli sicil belgesinde görünmez.
HAGB kaydını işveren görebilir mi?
Özel işveren göremez; elindeki tek belge e-Devlet adli sicil kaydıdır ve HAGB burada yer almaz. Kamu görevine atamada ve millî güvenlik açısından stratejik işlerde yapılan arşiv araştırması ise 7315 sayılı Kanun m.4 gereği HAGB kararlarını kapsar.
Yeni bir soruşturmada HAGB kaydı görünür mü?
Evet. HAGB kaydı yargı mercilerine soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak verilir. Yeni bir dosyada savcılık ve mahkeme UYAP üzerinden önceki HAGB kararını görür ve CMK 231/8’deki engeli bu kayıtla değerlendirir.
HAGB kaydı ne zaman silinir?
Beş yıllık denetim süresi kasıtlı suç işlenmeden geçtikten sonra mahkeme CMK 231/10’a göre hükmü ortadan kaldırıp davanın düşmesine karar verir. Süre kendiliğinden yetmez; düşme kararı dilekçeyle de istenebilir.
HAGB arşiv kaydında görünür mü?
Hayır. Arşiv kaydı, adli sicilden silinen mahkûmiyetlerin taşındığı yerdir. Adli sicile hiç girmeyen HAGB kararı arşive de alınmaz; Yargıtay bu kayıt için silme ve arşive alma kararı verilemeyeceğini belirtmiştir.
HAGB varken yurt dışı vize için sabıka kaydı alabilir miyim?
Evet. e-Devlet’ten alınan adli sicil kaydı belgesinde HAGB görünmez; başka mahkûmiyetiniz yoksa belge kayıtsız çıkar. Konsolosluğun ayrıca sorduğu sorular varsa cevabı belge değil, sorunun kapsamı belirler.
HAGB açıklanırsa ne olur?
Denetim süresinde kasten yeni suç işlenirse mahkeme hükmü açıklar (CMK 231/11). Açıklanan hüküm kesinleşince mahkûmiyet olarak adli sicile işlenir ve e-Devlet belgesinde görünür.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak Kahta ve Adıyaman’da ceza hukuku başta olmak üzere çeşitli alanlarda avukatlık yapmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarından sonra kişilerin en çok sorduğu adli sicil, arşiv ve kamu ataması sorularını kanun metni ve Yargıtay kararları üzerinden açıklamaya önem verir. HAGB’nin şartları ve kanun yolu için Kahta HAGB avukatı sayfamıza bakılabilir. Bu yazı, 7589 sayılı Kanun sonrası CMK 231’in güncel metni, 5352 ve 7315 sayılı Kanunlar ile tam metni incelenmiş dört Yargıtay kararı esas alınarak hazırlanmıştır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.