
Kısa cevap: Tek bir cevap yoktur — engelin türü belirleyicidir. Mevzuat iki ayrı kategori kurmuştur: kalıcı engel oluşturan suçlar ve süre geçmesiyle aşılabilen mahkûmiyetler.
6136 sayılı Kanun m.7’nin son fıkraları bu ayrımı açıkça kurar. TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile izin verilemez. Buna karşılık ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlar bakımından kapı tümüyle kapalı değildir: infazın tamamlanmasından itibaren beş yıl ve yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı aranmaktadır.
Sicil kaydınızın ruhsat bakımından değerlendirilmesi için bize ulaşabilirsiniz.
Engeller Nasıl Sıralanıyor?
Ayrıntılı liste, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller” başlıklı 16. maddesinde yer almaktadır. Maddenin birinci fıkrası engelleri bentler hâlinde saymakta, verilmiş ruhsatların da iptal edileceğini belirtmektedir.
Fıkradaki bentler arasında şunlar bulunur: (a) ateşli silahla işlenen suçlardan mahkûm olanlar, (b) ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya silahın muhafazasındaki ihmal ya da kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine yahut intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlar, (c) taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlar, (d) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, örgüt kurma veya üye olma, insan ticareti, kasten öldürme, silahla kasten yaralama ve çocukların cinsel istismarı gibi suçlardan en az birinden mahkûm olanlar, (e) yukarıda anılan TCK bölümlerindeki suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar.
Listenin devamı mahkûmiyetle ilgili olmayan hâlleri içerir: ruhsatlı silahını başkasına verdiği için mahkûm olanlar, ruhsat sebebinin ortadan kalktığını altı ay içinde bildirmeyenler, kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılar, psikolojik, nörolojik ve fizikî rahatsızlıkları olanlar, yirmi bir yaşını bitirmemiş olanlar ve 6284 kapsamında tedbir kararı verilenler.
Burada güncel bir gelişmeye dikkat edilmelidir: Danıştay Onuncu Dairesinin 18.11.2025 tarihli ve 2022/3721 E., 2025/5342 K. sayılı kararıyla, (d) bendindeki “her türlü kaçakçılık” ibaresi ile “değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı mahkûm olanlara” biçimindeki (f) bendinin tamamı iptal edilmiştir. Dolayısıyla eski kaynaklarda bu iki engel hâlâ listelenmiş olabilir; güncel durum farklıdır.
Kalıcı mı, Süreli mi?
YHGV: yasaklanmış hakların geri verilmesi.

Yargı Kararları Ne Diyor?
Yasaklanmış haklar geri verilip beş yıl da geçmişse silah müsadere edilemez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 05.03.2025 tarihli, 2023/4734 E., 2025/1726 K. sayılı kanun yararına bozma kararı bu sonucu açıkça ortaya koymaktadır. Olayda, emekli olan şüphelinin adına kayıtlı tabancalar için ruhsat talebi reddedilmiş, silahlar zapt edilmiş ve devredilmemesi üzerine müsaderesine karar verilmiştir. Daire; şüphelinin 2000 yılında askerî mahkeme kararıyla silahı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu başkasının yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan mahkûm olduğunu, ancak 2020 yılında yasaklanmış haklarının geri verilmesine karar verildiğini ve mahkûm olduğu ertelenmiş cezanın infazından da beş yıl geçtiğini tespit etmiş; Yönetmeliğin 16 ve 17. maddeleri ile kesinleşmiş idari yargı kararı karşısında silahların zapt ve müsadere edilemeyeceği sonucuna varmıştır.
HAGB ortadan kaldırılıp dava düşmüşse ruhsat iptaline dayanak kalmaz. Danıştay Onuncu Dairesi, 06.03.2024 tarihli, 2020/6410 E., 2024/534 K. sayılı kararında; davacının ruhsatsız ateşli silah taşıma ve silahla tehdit suçlarından verilen cezalar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ardından 2015 yılında ek kararla açıklanması geri bırakılan hükümlerin ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verildiği olayda, bu cezalara dayanılarak silah taşıma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin valilik işleminin iptali yolundaki idare mahkemesi kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oyda ise silahla tehditten verilen cezanın Yönetmelik m.16 kapsamında engel oluşturduğu görüşü savunulmuştur.
İki karar birlikte okunduğunda ortaya çıkan pratik sonuç şudur: sicilde görünen her kayıt kalıcı engel değildir ve kaydın hukuki akıbeti — yasaklanmış hakların geri verilmesi, HAGB’nin ortadan kaldırılması, düşme — ayrıca araştırılmalıdır. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi için destek alabilirsiniz.
İzlenecek Yol
RUHSAT ENGELİNİN AŞILMASINDA İZLENECEK YOL
Üç Pratik Uyarı
Birincisi, iki süre birbirine karışmamalıdır. 5352 m.13/A, yasaklanmış hakların geri verilmesi için infazın tamamlanmasından itibaren üç yıl aramaktadır. Silah ruhsatı bakımından ise Yönetmelik m.16/2, bu karara ek olarak infazdan itibaren beş yıl geçmesini de şart koşmaktadır. Yani karar alınmış olsa bile beş yıl dolmamışsa başvuru sonuç vermez.
İkincisi, adli para cezasına çevirme kurtarmaz. Yönetmelik m.16’nın son fıkrası nettir: mahkemelerce verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır. Aynı maddenin bir önceki fıkrası uyarınca maddede belirtilen mahkûmiyetin kesinleşmiş mahkûmiyet olduğu da gözetilmelidir.
Üçüncüsü, mevcut ruhsat da etkilenir. m.16/1 yalnız yeni başvuruları değil, verilmiş ruhsatların iptalini de düzenlemektedir. Yönetmelik m.17/1 uyarınca şartlarını kaybedenlerin ruhsatları iptal edilerek silahlar zapt edilir ve zapt tarihinden itibaren altı ay içinde silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağlanır; bu süre içinde devredilemeyen silahlar adli makamlara intikal ettirilir. Bu nedenle altı aylık süre ihmal edilmemelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Silah ruhsatında adli sicilin etkisi mutlak değil kategoriktir. Belirli suç gruplarında engel kalıcıdır ve af dahi sonucu değiştirmez; buna karşılık diğer mahkûmiyetlerde yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı ile infazdan itibaren beş yıl koşullarının birlikte gerçekleşmesi yolu açar. Pratikte en sık yapılan hata, sicilde bir kayıt görüldüğünde sürecin kapandığının düşünülmesidir. Yargıtay’ın 2025 ve Danıştay’ın 2024 tarihli kararları bunun aksini göstermektedir: belirleyici olan kaydın varlığı değil, kaydın hukuki akıbetidir.
İlgili Diğer Yazılarımız
Kayıtların silinmesi için Adli sicil kaydı ne zaman ve nasıl silinir?, sicilin iş hayatına etkisi için Sabıka kaydı işe girmeye engel olur mu?, seyahat boyutu için Ceza aldıktan sonra pasaport alınabilir mi?, ruhsatsız silah suçu için Kahta ruhsatsız silah bulundurma suçu avukatı, arşiv kaydı süreçleri için Kahta adli sicil ve arşiv kaydı silme avukatı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza aldım, silah ruhsatı alabilir miyim?
Cevap aldığınız cezanın türüne ve suça göre değişir. Bazı suçlar kalıcı engel oluşturur; bazı mahkûmiyetler ise yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması ve cezanın infazının tamamlanmasından itibaren beş yıl geçmesi hâlinde engel olmaktan çıkar.
Kalıcı engel oluşturan suçlar hangileri?
6136 sayılı Kanun m.7 uyarınca Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.
Bir yıldan fazla hapis cezası engel midir?
6136 m.7 uyarınca ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe izin verilemez.
Adli para cezasına çevrilmişse durum değişir mi?
Değişmez. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik m.16’nın son fıkrası uyarınca mahkemelerce verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır.
Yargılamam sürüyorsa başvurum ne olur?
Yönetmelik m.16/4 uyarınca maddede belirtilen bazı bentlerdeki suçlardan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar ruhsat verilmesi ve yenilenmesi işlemleri bekletilir ve silah ilgili birimce emanete alınır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi nasıl istenir?
5352 sayılı Kanun m.13/A uyarınca cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmesi ve bu süre içinde yeni suç işlenmemiş olup iyi hâlli yaşadığı kanaatinin oluşması hâlinde, hükmü veren mahkemeden veya ikametgâh mahkemesinden talep edilir. Silah ruhsatı bakımından ayrıca beş yıllık sürenin de dolması aranır.
6284 kapsamında tedbir kararı varsa ne olur?
6136 m.7’nin son fıkrası ve Yönetmelik m.16/1-n uyarınca 6284 sayılı Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir süresince izin verilmez; varsa ruhsat işlemleri bekletilir ve ruhsata bağlanmış silahlar tedbir kalkıncaya kadar muhafaza altına alınır.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku ve idari yargı alanlarında da faaliyet göstermektedir. Ruhsat engeli dosyalarında kaydın kategorisinin belirlenmesi, infaz tarihinin ve beş yıllık sürenin hesaplanması ile yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinin hazırlanması gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.