
Kısa cevap: Konutta arama, CMK m.119/1 uyarınca yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir — kolluk amirinin yazılı emri konut için yetmez. Kararda aramanın nedenini oluşturan fiil, adres veya eşya ve geçerlilik süresi açıkça gösterilir (m.119/2). Gece vaktinde konutta arama yapılamaz; suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve firar edenin yakalanması bunun istisnasıdır (m.118). Avukatın hazır bulunmasına engel olunamaz (m.120/3).
Açık bir uyarıyla başlamak gerekir: aramaya fiziksel olarak karşı koymak ayrı bir suçtur (TCK m.265). Hukuka aykırılık iddiası, direnerek değil tutanağa geçirilerek ve kanun yoluna başvurularak ileri sürülür.
Arama tutanağınızın incelenmesi için iletişime geçebilirsiniz.
Aramanın Dayanağı: Karar mı, Emir mi?
CMK m.116, aramanın maddi koşulunu belirler: şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunmalıdır. m.119 ise yetki kademesini kurar ve burada konut için özel bir güvence vardır.
Maddeye göre arama; hâkim kararı üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabilir. Ancak maddenin devamı açıktır: konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Yani kolluk amirinin yazılı emri, sokakta veya araçta aramaya dayanak olabilirken konut için yeterli değildir. Kolluk amirinin emriyle yapılan arama sonuçları ayrıca Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilir.
m.119/2 kararın içeriğini üç başlıkta sayar: (a) aramanın nedenini oluşturan fiil, (b) aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, (c) karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi. Bu üç unsurdan birinin eksikliği, aramanın hukuka uygunluğunun tartışılmasına yol açar. m.119/3 uyarınca arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.
Haklar ve Sınırlar

Hukuka Aykırı Arama Ne Sonuç Doğurur?
Önleme araması adli arama yerine geçmez. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 20.10.2025 tarihli, 2025/2257 E., 2025/10230 K. sayılı kararında, Ceza Genel Kurulu kararlarına atıfla şu kural tekrarlanmıştır: adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu elde edilen ve suçun maddi konusunu teşkil eden deliller “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından Anayasa m.38/6 ile CMK m.206/2-a, m.217/2, m.230/1-b ve m.289/1-i uyarınca hükme esas alınamaz. Somut olayda hakkında somut suç şüphesi oluşan kişinin üstünün önleme arama kararına dayanılarak aranması bakımından, CMK m.116-119 uyarınca alınmış bir adli arama kararı ya da savcının yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Dayanaksız arama tek delil ise beraat sonucu doğurur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 25.06.2024 tarihli, 2023/14653 E., 2024/6485 K. sayılı kararında; iki katlı bir evde yapılan aramada kaçak sigara ele geçirilen olayda, sulh ceza hâkimliğinden alınmış arama kararı bulunmadığı gibi savcının yazılı arama izni de olmadığı tespit edilmiştir. Daire, bu koşullara uyulmadan yapılan aramanın kanuna aykırı olduğunu, usulsüz arama sonucu elde edilen delil dışında mahkûmiyeti gerektirecek başka bir delil de bulunmadığını belirterek bölge adliye mahkemesinin beraat kararını yerinde görmüştür.
Bir dürüstlük notu: hukuka aykırı arama her zaman beraatle sonuçlanmaz. Bu kararlarda beraat sonucuna varılmasının nedeni, usulsüz aramadan elde edilen delil dışında başka delil bulunmamasıdır. Dosyada bağımsız başka deliller varsa sonuç farklı olabilir. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Dosyanızdaki delil durumunun incelenmesi için destek alabilirsiniz.
Arama Anında Yapılması Gerekenler
ARAMA SIRASINDA İZLENECEK ADIMLAR
Direnmenin Bedeli ve Doğru Yol
Bu yazının en önemli uyarısı budur. Aramaya cebir veya tehditle karşı koymak, TCK m.265 kapsamında görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturur ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması veya suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi hâlinde ceza üçte bir oranında; silahla ya da suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde yarı oranında artırılır. Bu sırada kasten yaralamanın ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.
Dolayısıyla aramanın hukuka aykırı olduğu düşünülse bile doğru yol direnmek değildir. Doğru yol üç adımdan oluşur: (1) aramanın dayanağını sormak ve belgeyi görmek, (2) eksiklik ve itirazları tutanağa yazdırmak, (3) hukuka aykırılığı sonraki aşamada — delillerin değerlendirilmesi ve kanun yolu başvurusunda — ileri sürmek. Yukarıdaki kararların gösterdiği gibi bu yol sonuç verebilmektedir; direnme ise yalnızca yeni bir dosya doğurur.
Son olarak pratik bir hatırlatma: CMK m.121 kapsamındaki belgeler istem üzerine verilir. Yani talep edilmezse verilmeyebilir. Bu nedenle arama sonunda belge ve el konulan eşya defterinin açıkça istenmesi ve alınması, sonraki aşamalarda dosyanın en kullanışlı belgesini elinizde tutmanız anlamına gelir.
Sonuç ve Değerlendirme
Konut araması, kanunun en sıkı güvenceye bağladığı koruma tedbirlerinden biridir: hâkim kararı veya savcının yazılı emri aranır, kolluk amirinin emri yetmez; kararda fiil, adres ve geçerlilik süresi gösterilir; gece araması kural olarak yapılamaz; avukatın hazır bulunmasına engel olunamaz. Hukuka aykırı aramadan elde edilen deliller hükme esas alınamaz ve başka delil yoksa beraat sonucu doğar. Buna karşılık aramaya fiziksel olarak karşı koymak ayrı bir suçtur; itirazlar tutanağa geçirilerek ve kanun yoluna başvurularak ileri sürülmelidir.
İlgili Diğer Yazılarımız
Yakalama ve gözaltı aşaması için Kahta gözaltı ve şüpheli hakları avukatı ile Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir?, ifade aşaması için Karakolda ifade verirken avukat şart mı?, tutukluluk hâlinde Tutuklama kararına itiraz nasıl ve ne kadar sürede yapılır? yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Konutta arama için ne gerekir?
CMK m.119/1 uyarınca konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri konutta arama için yeterli değildir.
Arama kararında neler yazılı olmalıdır?
CMK m.119/2 uyarınca kararda veya emirde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak kişi ile aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya ve karar ya da emrin geçerli olacağı zaman süresi açıkça gösterilir.
Gece arama yapılabilir mi?
CMK m.118/1 uyarınca konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile firar eden kişinin yakalanması amacıyla yapılan aramalarda bu kural uygulanmaz.
Avukatım aramada bulunabilir mi?
CMK m.120/3 uyarınca kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. Ayrıca m.120/1 uyarınca yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; bulunmazsa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri, birlikte oturan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.
Savcı yoksa kim bulunur?
CMK m.119/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
Arama sonunda bana belge verilir mi?
CMK m.121 uyarınca istem üzerine; aramanın hangi hükümlere göre yapıldığını ve soruşturma konusu fiilin niteliğini belirten bir belge, el konulan eşyanın listesini içeren bir defter ve şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemişse bunu belirten bir belge verilir. Bu belgelerde el konulan eşyanın mülkiyetine ilişkin görüş ve iddialara da yer verilir.
Aramaya fiziksel olarak karşı koymak doğru mudur?
Hayır; bu ayrı bir suç oluşturur. TCK m.265 uyarınca kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; silahla veya birden fazla kişiyle işlenmesi hâlinde ceza artırılır. İtirazlar tutanağa yazdırılarak ve kanun yoluna başvurularak ileri sürülür.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. Arama dosyalarında kararın dayanağının ve içeriğinin denetlenmesi, tutanaktaki eksikliklerin tespiti ve hukuka aykırılık iddiasının usulünce ileri sürülmesi gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.