tr

Nafaka Ödememe Hapis: Tazyik Hapsi Nasıl Uygulanır?

Nafaka ödememe nedeniyle tazyik hapsi kapak görseli
Kısa cevap

Nafaka ödememe hâlinde verilen hapis, bir ceza değil tazyik hapsidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.344’e göre nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesi üç aya kadar tazyik hapsine karar verir. Amaç borçluyu cezalandırmak değil, ödemeye zorlamaktır: hapis başladıktan sonra nafaka ödenirse borçlu tahliye edilir. Şikâyet, öğrenmeden itibaren 3 ay ve her hâlde fiilden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır; karar kesinleştikten 2 yıl sonra artık yerine getirilmez.

Önemli noktalar

  • Tazyik hapsinin üst sınırı 3 aydır ve kararda belli bir gün sayısı yazılmaz; yaptırım “3 aya kadar” verilir.
  • Süreç kendiliğinden başlamaz; nafaka alacaklısının icra ceza mahkemesine şikâyeti şarttır.
  • Yalnız şikâyetten önceki 3 aylık cari nafaka dönemi tazyik hapsine konu olur; daha eski birikmiş borç adi alacaktır.
  • Kararı veren icra mahkemesine tebliğden itibaren 2 hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir.
  • Tazyik hapsi doğrudan açık ceza infaz kurumunda çektirilir ve hükümlünün istemiyle ertelenemez.

Borçlunun haczedilebilir malı yoksa icra takibi nafakayı tahsil etmeye yetmeyebilir; kanun bu durum için ayrı bir baskı aracı tanır. Bu yazıda nafaka ödemeyen borçlu hakkında tazyik hapsinin hangi şartlarla istendiğini, mahkemede nasıl ilerlediğini, ne kadar sürdüğünü, nasıl sona erdiğini ve neden bir hapis cezası sayılmadığını Kahta ve Adıyaman’daki nafaka dosyalarında da karşılaşılan sorular üzerinden anlatıyoruz. Nafaka miktarının belirlenmesi ve nafaka davaları için Kahta nafaka avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Nafaka ödenmiyorsa şikâyet süresini kaçırmayın

İİK m.347’deki 3 aylık süre geçerse o döneme ait nafaka için tazyik hapsi istenemez. Takip ve şikâyet dosyanızı birlikte gözden geçirelim.

Nafaka ödememe nedeniyle tazyik hapsi nedir?

Nafaka ödememe nedeniyle tazyik hapsi, mahkeme kararıyla bağlanan nafakayı ödemeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince ödemeye zorlanması amacıyla en fazla üç ay süreyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Dayanağı İİK m.344’tür ve yaptırım, şikâyete konu nafaka borcu ödendiği anda sona erer.

Kanun metni şöyledir: “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.” (İİK m.344/1). Hükmün ikinci fıkrası, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler dikkate alınarak tazyik hapsinin uygulanmasının bu davanın sonuna bırakılabileceğini düzenler.

Madde, tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası ayrımı yapmaz; ölçüt, ortada nafakaya ilişkin bir mahkeme kararının ve bu karara dayanan bir icra takibinin bulunmasıdır. Çocuk için bağlanan nafakanın kapsamı için iştirak nafakası yazımıza bakabilirsiniz.

Tazyik hapsi ile hapis cezası arasındaki fark nedir?

Tazyik hapsi ile hapis cezası arasındaki temel fark amaçtadır: hapis cezası işlenmiş bir suçun karşılığıdır, tazyik hapsi ise yerine getirilmeyen bir yükümlülüğü yerine getirtmek için uygulanan bir zorlama aracıdır. Bu nedenle nafaka borçlusu “mahkûm” edilmez; ödeme yaptığı anda serbest kalır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ayrımı açıkça ortaya koymuştur. Kurul, “bir tür disiplin hapsi olan hapsen tazyik yaptırımı”nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) yaptırımlarından farklı nitelikte olduğunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.223’teki “hüküm” niteliği taşımadığını belirtmiştir.

5358 sayılı Kanunla 2005’te yapılan değişiklikten önce aynı fiil “on günden üç aya kadar hafif hapis” ile karşılanıyordu. Bugün tazyik hapsi bir suç cezası olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi kurumların konusu olmaz.

Tazyik hapsi ile hapis cezasının karşılaştırılması
Ölçüt Tazyik hapsi (İİK m.344) Hapis cezası (TCK)
Amaç Nafakayı ödetmek İşlenmiş suçun karşılığı
Süre Üç aya kadar; kararda gün yazılmaz Hâkimin belirlediği kesin süre
Ödeme yapılırsa Borçlu hemen tahliye edilir Ceza infaz edilmeye devam eder
Karar veren İcra ceza mahkemesi (İİK m.346) Asliye veya ağır ceza mahkemesi
Başlatan Yalnız alacaklının şikâyeti Çoğunlukla Cumhuriyet savcısının iddianamesi
Kanun yolu 2 hafta içinde itiraz; itiraz kararı kesin İstinaf ve temyiz
İnfaz yeri Doğrudan açık ceza infaz kurumu Cezanın türüne ve süresine göre

Tazyik hapsi istemek için hangi şartlar gerekir?

Tazyik hapsi istenebilmesi için nafakaya ilişkin bir mahkeme kararı, bu karara dayanan ve borçluya tebliğ edilmiş bir icra takibi, takipten sonra işleyen en az bir aylık cari nafakanın ödenmemesi ve alacaklının süresinde şikâyeti birlikte bulunmalıdır. Bu şartlardan biri eksikse icra ceza mahkemesi tazyik hapsine karar veremez.

  1. Nafaka kararı: Tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasına ilişkin mahkeme kararı.
  2. İcra takibi: Kararın icra dairesine verilmesi ve icra emrinin borçluya tebliğ edilmesi.
  3. Cari nafakanın ödenmemesi: Ceza Genel Kurulu’na göre icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmalıdır.
  4. Süresinde şikâyet: Öğrenmeden itibaren 3 ay, her hâlde fiilden itibaren 1 yıl (İİK m.347).

İİK m.354/4, brüt asgari ücretin altındaki takiplerde tazyik hapsini yasaklar; ancak “nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç” diyerek nafakayı bu sınırın dışında tutar. Aylık 1.500 TL’lik nafaka için de tazyik hapsi istenebilir.

Hangi aylara ait nafaka için tazyik hapsi istenebilir?

Hangi aylara ait nafaka için tazyik hapsi istenebileceği, şikâyet süresine bağlıdır: yalnız şikâyet tarihinden geriye doğru üç aylık süre içinde kalan ve icra emrinin tebliğinden sonra işleyen cari nafaka tazyik hapsine konu olur. Bundan daha eski birikmiş nafaka, Yargıtay uygulamasında adi alacak sayılır ve yalnız haciz yoluyla tahsil edilir.

Örnek bir hesap: Her ayın 15’inde ödenmesi gereken aylık 4.000 TL iştirak nafakası için icra emri borçluya 5 Haziran’da tebliğ edilmiş olsun. Borçlu Haziran nafakasını ödüyor, Temmuz, Ağustos ve Eylül nafakalarını ödemiyor. Alacaklı 10 Ekim’de şikâyet ederse bu üç aylık toplam 12.000 TL tazyik hapsinin konusu olur. Ocak-Mayıs dönemine ait birikmiş 20.000 TL ise tazyik hapsinin değil, haciz işlemlerinin konusudur. Alacaklı şikâyeti 15 Ekim’den sonraya bırakırsa, 15 Temmuz’da muaccel olan ve o tarihte ödenmediği öğrenilen nafaka için 3 aylık süre dolmuş olur.

İİK m.344’te ödemenin yeniden kesilmesine ilişkin özel bir tekrar hükmü yoktur; her şikâyet kendi tarihinden geriye doğru ödenmeyen cari döneme göre incelenir.

Tazyik hapsi süreci nasıl işler?

Tazyik hapsi süreci, nafaka alacaklısının takibin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesine dilekçe veya sözlü beyanla başvurmasıyla başlar, duruşmayla devam eder ve mahkemenin en geç beş gün içinde karar vermesiyle sonuçlanır. Kahta’da açılan nafaka takipleri için de aynı kural geçerlidir. Yetkili mahkeme takibin yapıldığı yerdeki mahkemedir (İİK m.348).

  1. 01
    Şikâyet

    Alacaklı, ödenmeyen ayları gösteren dilekçe ya da sözlü beyanla icra ceza mahkemesine başvurur (İİK m.349). Süre: öğrenmeden itibaren 3 ay.

  2. 02
    Duruşma günü ve davetiye

    Mahkeme hemen duruşma günü verir ve borçluyu çağırır.

  3. 03
    Duruşma

    Taraflar dinlenir, deliller incelenir; Cumhuriyet savcısı duruşmada bulunmaz (İİK m.350). Gelmeyen borçlu zabıta ile getirtilebilir; gelmeyen şikâyetçinin şikâyet hakkı düşer.

  4. 04
    Karar

    Mahkeme en geç 5 gün içinde “3 aya kadar tazyik hapsi” kararı verir (İİK m.352).

  5. 05
    İtiraz

    Karar tebliğden itibaren 2 hafta içinde itiraza açıktır; itiraz incelemesi sonucundaki karar kesindir (İİK m.353).

  6. 06
    İnfaz

    Kesinleşen karar Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir; borçlu doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınır.

İİK m.344 tazyik hapsi süreci

Tazyik hapsi kararına nasıl itiraz edilir?

Tazyik hapsi kararına itiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren icra mahkemesine yapılır. 7499 sayılı Kanunla 2024’te yapılan değişiklikle eski yedi günlük süre iki haftaya çıkarılmış ve “tefhim” ibaresi metinden çıkarılmıştır; süre artık tebliğden işler ve kaçırılırsa karar kesinleşir.

İİK m.353’e göre itirazı, aynı yerde birden fazla icra mahkemesi varsa numara olarak izleyen daire, tek icra mahkemesi bulunan yerlerde asliye ceza mahkemesi inceler. İtiraz üzerine verilen karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu yoktur, yalnız kanun yararına bozma yolu işletilebilir.

Tazyik hapsi nasıl sona erer, ne zaman düşer?

Tazyik hapsi, şikâyete konu nafaka borcu ödendiğinde, alacaklı şikâyetinden vazgeçtiğinde, üç aylık üst süre dolduğunda veya kesinleşmeden itibaren iki yıl içinde infaz edilmediğinde sona erer. Ödeme, hapis başlamadan önce yapılırsa yaptırım hiç uygulanmaz; hapis sırasında yapılırsa borçlu tahliye edilir. Borçlunun kurumda kalacağı süre hiçbir durumda üç ayı aşamaz.

  • Ödeme veya vazgeçme: İİK m.354/1’e göre borç ödenir ya da alacaklı feragat ederse dava ve bütün neticeleriyle ceza düşer.
  • İki yıl kuralı: İİK m.354/3’e göre tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.
  • Erteleme: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.17/6-c, tazyik hapsine mahkûm olanların hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesinden yararlanamayacağını düzenler.

Birikmiş eski borca yapılan ödeme, şikâyete konu cari nafakayı karşılamaz.

Tazyik hapsi nerede ve nasıl çektirilir?

Tazyik hapsi, 5275 sayılı Kanun m.14/2-d uyarınca doğrudan açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Bu kural 7242 sayılı Kanunla 2020’de madde metnine eklenmiştir; borçlu kapalı cezaevine konulmaz, ancak açık kurumun düzenine uymakla yükümlüdür. Firar veya ağır disiplin cezası gibi m.14/5’teki hâllerde kapalı kuruma gönderilebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tazyik hapsinin infazı sırasında izne çıkıp süresinde kuruma dönmeyen kişinin TCK m.292’deki hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu bakımından “hükümlü” statüsünde olduğunu kabul etmiştir. Böylece ödemeye zorlama amaçlı bir yaptırım, kurala uyulmazsa gerçek bir ceza davasına dönüşebilir.

Nafaka ödememe nedeniyle tazyik hapsi infografiği
İİK m.344 tazyik hapsinin temel kuralları

Nafakanın azaltılması davası açmak tazyik hapsini durdurur mu?

Nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açmak tazyik hapsini kendiliğinden durdurmaz; İİK m.344/2 yalnız icra ceza mahkemesine, borçlunun ileri sürdüğü sebepleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonuna bırakma imkânı tanır. Karar mahkemenin takdirindedir; dava açılmamışsa borçlu bu erteleme imkânından hiç yararlanamaz.

Geliri ciddi biçimde azalan borçlu için doğru yol, ödemeyi kendiliğinden kesmek değil aile mahkemesinde dava açmaktır. Nafakanın güncellenmesine ilişkin davalar için nafaka artırım ve azaltım sayfamıza bakabilirsiniz.

Uygulamada sık yapılan hatalar

Nafaka ödememe nedeniyle tazyik hapsi dosyalarındaki hataların çoğu sürelerle ve ödeme belgeleriyle ilgilidir. Alacaklı tarafta eski dönemlerin şikâyet süresi kaçırılır; borçlu tarafta ise hangi aya ait olduğu yazılmayan ödemeler ve duruşmaya gelinmemesi sonucu doğrudan etkiler. Sık görülen başlıca hatalar şunlardır:

  • Takip açmadan şikâyet: Önce icra takibi açılmalı ve icra emri tebliğ edilmelidir.
  • Bütün birikmiş borç için tazyik istemek: Şikâyetten önceki 3 aylık süreyi aşan dönemler adi alacaktır; şikâyet dilekçesinde aylar tek tek gösterilmelidir.
  • Açıklamasız ödeme: Havale veya PTT ödemesinde hangi aya ait olduğu yazılmazsa ödeme birikmiş borca sayılabilir.
  • Duruşmaya gitmemek: Şikâyetçi gelmezse şikâyet hakkı düşer; borçlu gelmezse zabıta ile getirtilebilir veya yokluğunda karar verilebilir (İİK m.349).
  • Ödemeyi kendiliğinden kesmek: Gelir azaldığında dava açmadan ödemeyi durdurmak, m.344/2’deki erteleme imkânını da ortadan kaldırır.

Tazyik hapsi mahkûmiyet hükmü sayılmadığından TCK 53 hak yoksunlukları bu kararla birlikte uygulanmaz.

Kaldırma sebepleri ve ispatı için nafakanın kaldırılması davası yazımıza bakınız.

Yargıtay tazyik hapsi hakkında ne diyor?

Yargıtay’ın tazyik hapsine ilişkin kararları, yaptırımın niteliği, şikâyete konu olabilecek dönem ve ödemenin etkisi konusunda yol gösterir; aşağıdaki dört karar tam metinleriyle incelenmiştir. Aşağıdaki kararların tamamı ceza dairelerine ve Ceza Genel Kurulu’na aittir; İİK suçlarına bakan daire, yıllar içinde Yargıtay’daki iş bölümü değişiklikleriyle değişmiştir.

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.12.2006 tarihli, 2006/304 E., 2006/273 K. sayılı kararı: Kurul, tazyik hapsinin TCK yaptırımlarından farklı, CMK m.223 anlamında hüküm niteliği taşımayan bir disiplin hapsi türü olduğunu; kararda belli bir süre yazılmadan “3 aya kadar” karar verilmesinin yerinde olduğunu ve icra emrinin tebliği ile şikâyet arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması gerektiğini belirtmiştir. Uyuşmazlık, o dönem İİK ceza işlerine bakan Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin kanun yararına bozma kararından doğmuştur.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 22.03.2017 tarihli, 2016/13055 E., 2017/2573 K. sayılı kararı: O dönem İİK suçlarına bakan Daire, üç aylık şikâyet süresinden önceki nafakanın adi alacak olduğunu kabul ederek tazyik hapsini kaldırmıştır.
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 20.12.2017 tarihli, 2017/3396 E., 2017/11377 K. sayılı kararı: Şikâyet dönemine ait nafakanın karardan önce PTT yoluyla ödendiği belgelenince tazyik hapsi kaldırılmıştır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.04.2025 tarihli, 2023/506 E., 2025/195 K. sayılı kararı: İİK m.340’tan verilen tazyik hapsine ilişkin bu kararda Kurul, açık kurumdan izinle ayrılıp dönmeyen kişi hakkında TCK m.292’deki kaçma suçunun oluştuğunu oy çokluğuyla kabul etmiştir. Gerekçe, İİK’daki bütün tazyik hapislerinin infaz mevzuatına dayanır.
Tazyik hapsi dosyanızı birlikte değerlendirelim

Şikâyet dilekçesindeki dönemler, ödeme belgeleri ve itiraz süresi dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Kararınızı ve belgelerinizi inceleyerek izlenecek yolu konuşalım.

Sık Sorulan Sorular

Nafaka ödemeyen kişi hapse girer mi?

Evet, ancak bu bir hapis cezası değildir. İİK m.344’e göre alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesi üç aya kadar tazyik hapsine karar verir ve borçlu nafakayı ödediği anda tahliye edilir.

Tazyik hapsi kaç gün sürer?

Tazyik hapsinin üst sınırı üç aydır. Kararda belli bir gün sayısı yazılmaz; borçlu bu süre içinde ödeme yaparsa tahliye edilir, ödemezse en fazla üç ay kalır.

Tazyik hapsi sabıka kaydına işler mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre tazyik hapsi, CMK m.223 anlamında bir hüküm değil, disiplin hapsi niteliğinde bir zorlama aracıdır. Suç karşılığı verilen mahkûmiyet hükmüyle aynı sonuçları doğurmaz.

Tazyik hapsi için şikâyet süresi nedir?

İİK m.347’ye göre şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Tazyik hapsi kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 7499 sayılı Kanunla 2024’te eski yedi günlük süre iki haftaya çıkarılmıştır; itiraz üzerine verilen karar kesindir.

Tazyik hapsi zamanaşımına uğrar mı?

İİK m.354/3’e göre tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.

Tazyik hapsi ertelenebilir veya paraya çevrilebilir mi?

5275 sayılı Kanun m.17/6-c tazyik hapsine mahkûm olanların infazın ertelenmesinden yararlanamayacağını düzenler. Yaptırımı sona erdiren yol ödemedir.

Yazar Hakkında

Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı avukattır ve Adıyaman ile Kahta’da aile hukuku, icra ve ceza alanlarında çalışmaktadır. Nafaka dosyalarında aile mahkemesi kararının icra takibine dönüştürülmesi, icra ceza mahkemesindeki tazyik hapsi şikâyetleri ve itiraz aşamaları, büronun düzenli olarak ele aldığı işler arasındadır. Bu yazı, İİK m.344-354 ile 5275 sayılı Kanun’un güncel metni ve tam metni incelenen Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.

Kanun metninin tamamı için: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (mevzuat.gov.tr).

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa ŞAHİN
Av. Mustafa ŞAHİN
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabilirim?