
Kısa cevap: Belirleyici olan borcun ödenmemesi değil, malın hangi amaçla teslim edildiği ve sonrasında bu amaç dışında bir tasarrufta bulunulup bulunulmadığıdır. TCK m.155, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği rızayla devredilmiş mal üzerinde devir amacı dışında tasarrufta bulunma ya da devir olgusunu inkâr etme fiillerini cezalandırır. Bu unsurlar yoksa ortada bir hukuki uyuşmazlık vardır.
Bu yazı ceza aralıklarını tekrar etmiyor; onlar için ayrı yazımıza bakabilirsiniz. Buradaki odak ceza-hukuk sınırı ve hangi yolun seçileceği.
Dosyanızın hangi yola uygun olduğunun belirlenmesi için iletişime geçebilirsiniz.
Suçun Aradığı Unsurlar
Yargıtay kararlarında suçun unsurları istikrarlı biçimde şöyle sıralanır: failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında — malikmiş gibi satmak, rehnetmek, tüketmek, değiştirmek veya bozmak gibi — tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi ve bu suretle kendisine veya başkasına yarar sağlaması.
Buradan iki pratik sonuç çıkar. Birincisi, teslimin rızaya dayanması şarttır. Zilyetliğin rızayla devredilmediği hâllerde fiil başka bir suç kapsamında değerlendirilir. İkincisi, amaç dışı tasarruf veya inkâr aranır. Malın iade edilmemesi, geciktirilmesi ya da borcun ödenmemesi tek başına bu unsuru karşılamaz; teslim amacının ne olduğu ve bu amacın dışına çıkılıp çıkılmadığı ortaya konulmalıdır.
Bir güncellik notu: TCK m.155’e 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü fıkra uyarınca, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Araç emanet, kiralama veya satış görüşmesi kapsamında teslim edilen dosyalarda bu hüküm doğrudan uygulanır ve eski tarihli kaynaklarda yer almaz.
Ayrım Tablosu

Yargıtay Kararları Ne Diyor?
“Hukuki ihtilaf” denip dosya kapatılamaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 08.01.2024 tarihli, 2023/1278 E., 2024/34 K. sayılı kararı, finansal kiralama sözleşmesine konu bir biçerdöverin taksitleri ödenmeyip ihtarnameye rağmen iade edilmediği iddiasına ilişkindir. Cumhuriyet başsavcılığı “taraflar arasında uzun süre devam eden ticari ilişki bulunduğu, şikâyetin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Yargıtay bu yaklaşımı hatalı gerekçe ve eksik soruşturma olarak nitelendirmiştir: ihtarnamenin usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmesi, taraflar arasındaki asliye ticaret mahkemesi ve icra müdürlüğü dosyalarının getirtilip incelenmesi ve bu delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir edilmesi gerekir. Karar, itiraz mercii bakımından da yol gösterir: bu hâlde soruşturmanın genişletilmesine karar verilmelidir.
Buna karşılık karşı edim tartışması gerçekten hukuki uyuşmazlık doğurur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 04.03.2014 tarihli, 2012/19035 E., 2014/3904 K. sayılı kararında; kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca katılanlara yapılan dairelerin teslim edilmediği iddia edilen olayda, sanığın katılanların arsa payını devretmediği için daireleri teslim etmediğini savunması karşısında taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu kabul edilerek verilen beraat kararı onanmıştır.
İki karardan çıkan ölçüt şudur: “hukuki ihtilaf” bir sonuçtur, gerekçe değildir. Bu sonuca varılabilmesi için hukuk ve icra dosyalarının incelenmiş, teslim amacının ve karşı edim iddiasının somut biçimde ortaya konulmuş olması gerekir. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Takipsizlik kararının dayanağının incelenmesi için destek alabilirsiniz.
Hangi Yolu Seçmeli?
YOL SEÇİMİ VE İZLENECEK ADIMLAR
İki Tarafa da Dürüst Bir Uyarı
Alacaklı tarafa: şikâyet, tahsil aracı değildir. Suç unsurları bulunmayan bir dosyada yalnızca baskı amacıyla yapılan şikâyet sonuç vermez; dahası, karşı tarafın asılsız isnat iddiasıyla hareket etmesi riskini doğurur. Buna karşılık unsurlar varsa şikâyet hakkınızı kullanmanız meşrudur ve ceza dosyasındaki tespitler sonraki aşamalarda işinize yarayabilir.
Borçlu tarafa: “bu bir alacak meselesi” demek tek başına savunma değildir. Yukarıdaki 2024 tarihli karar, bu ifadenin dosyayı kapatmaya yetmediğini göstermektedir. Savunmanın ekseni, malın teslim amacı ile karşı tarafın da edimini yerine getirmediği iddiasının somut belgelerle ortaya konulmasıdır: sözleşme, cari hesap, ihtarname yazışmaları, derdest hukuk ve icra dosyaları.
Her iki taraf için ortak nokta aynıdır: belirleyici olan dosyaya hangi belgenin girdiğidir. Bu nedenle hem şikâyet hem savunma aşamasında hukuk ve icra dosyalarının celbinin talep edilmesi, dosyanın doğru nitelendirilmesini sağlayan en etkili adımdır.
Sonuç ve Değerlendirme
Güveni kötüye kullanma ile alacak uyuşmazlığının sınırı, ödememe değil teslim amacı dışına çıkma ölçütünde çizilir. Yargıtay, “ilişki hukuki mahiyettedir” gerekçesiyle verilen takipsizlik kararlarını, hukuk ve icra dosyaları incelenmemişse eksik soruşturma olarak değerlendirmekte; buna karşılık karşı edimin yerine getirilmediği savunmasının somut biçimde ortaya konulduğu hâllerde uyuşmazlığın hukuki niteliğini kabul etmektedir. Dolayısıyla doğru soru “ceza mı hukuk mu” değil, “dosyaya hangi belge girdi” sorusudur.
İlgili Diğer Yazılarımız
Suçun unsurları ve ceza çerçevesi için Kahta güveni kötüye kullanma suçu avukatı, uzlaştırma kapsamı için Kahta uzlaştırma avukatı, şikâyet dilekçesinin kurulması için Şikâyet dilekçesinde nelere yer verilmeli?, tazminat boyutu için Ceza davasıyla birlikte tazminat istenebilir mi? yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Türk Ceza Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Her ödenmeyen borç güveni kötüye kullanma mıdır?
Hayır. Borcun ödenmemesi kural olarak hukuki bir uyuşmazlıktır. Suçun oluşması için malın muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere rızayla devredilmiş olması ve zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması ya da devir olgusunun inkâr edilmesi gerekir.
Ayrımın ölçütü nedir?
Belirleyici olan, malın hangi amaçla ve hangi hukuki ilişkiye dayanılarak teslim edildiği ile sonrasında bu amaç dışında bir tasarrufta bulunulup bulunulmadığıdır. Ödememe veya teslim etmeme tek başına yeterli değildir; amaç dışı tasarruf ya da devrin inkârı aranır.
Hangi yol seçilmeli: ceza mı, hukuk mu?
İkisi birbirinin alternatifi değildir. Alacağın tahsili için icra takibi veya alacak davası yolu izlenirken, fiil suç unsurlarını taşıyorsa ayrıca şikâyet yolu kullanılabilir. Buna karşılık yalnız tahsil amaçlı şikâyet, suç unsurları yoksa sonuç vermez.
Savcılık ‘hukuki ihtilaf’ deyip kapatabilir mi?
Kapatabilir, ancak bu her zaman doğru olmaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 08.01.2024 tarihli kararında, taraflar arasındaki hukuk ve icra dosyaları getirtilip incelenmeden salt ‘ilişkinin hukuki mahiyet arz ettiği’ gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararını hatalı ve eksik soruşturmaya dayalı bulmuştur.
Gerçekten hukuki ihtilaf olan hâller var mı?
Elbette. Yargıtay 15. Ceza Dairesi 04.03.2014 tarihli kararında, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca dairelerin teslim edilmediği olayda sanığın karşı tarafın arsa payını devretmediğini savunması karşısında uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğu kabul edilerek verilen beraat kararı onanmıştır.
Suç şikâyete tabi midir?
TCK m.155/1’deki temel hâl şikâyet üzerine soruşturulur. Hizmet ilişkisi gibi m.155/2 kapsamındaki hâller bakımından takip rejimi farklılık gösterir; bu hâl CMK m.253/1-b uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmıştır.
Araçlarla ilgili yeni bir düzenleme var mı?
Evet. TCK m.155’e 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’la eklenen üçüncü fıkra uyarınca, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku ve icra hukuku alanlarında da faaliyet göstermektedir. Bu tür dosyalarda teslim amacının belgelendirilmesi ve hukuk ile icra dosyalarının ceza dosyasına kazandırılması gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.