
Kısa cevap: Avukat değiştirmek her zaman mümkündür. Vekâlet ilişkisi güven esasına dayandığı için müvekkil avukatını azil edebilir, avukat da vekâletten istifa edebilir. İşlem bir şekle bağlı değildir; tek taraflı ve karşı tarafa varması gereken bir irade beyanıyla kullanılır.
Asıl mesele usul değil ücret sonucudur — ve bu sonuç, değişikliğin kimden geldiğine ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığına göre belirlenir. Bu yazı, kişi yahut büro eleştirisi yapmaksızın yalnızca kuralların çerçevesini aktarmaktadır.
Azil veya istifa öncesinde değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Azil: Müvekkilden Gelen Sona Erdirme
Azil, müvekkilin vekâlet ilişkisini tek taraflı olarak sona erdirmesidir. Dayanak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.174/2’dir: “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.”
Bu tek cümle iki ayrı sonuç üretir:
Haksız azil. Azil haklı bir sebebe dayanmıyorsa — yani avukatın kusur veya ihmali ortaya konulamıyorsa — avukat, iş henüz sonuçlanmamış olsa dahi ücretin tamamına hak kazanır. Bunun nedeni, haksız azille avukatın işe devam etme olanağının ortadan kalkmasıdır.
Haklı azil. Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücret ödenmesi gerekmez. Burada ispat yükü, azlin haklı olduğunu ileri süren taraftadır.
Azlin haklı olup olmadığı kanunda tanımlanmamıştır; hâkim tarafından Türk Medeni Kanunu m.4 çerçevesinde takdir edilir. Bu belirlemede hâkim, somut olayın özellikleri ve dürüstlük kuralına göre (TMK m.2) sözleşme ile bağlı kalmanın taraflar için çekilmez hâle gelip gelmediğini gözetir.
İstifa: Avukattan Gelen Sona Erdirme
İstifa bakımından kural m.174/1’de yer alır: “Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.”
Bu hüküm, Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlete ilişkin genel düzenlemelerinden daha ağır bir sorumluluk kurar: genel hükümlerde zarar şartı aranırken burada zarar şartı olmaksızın da avukat müvekkile karşı sorumlu tutulur. Haksız olarak işi bırakan avukat ücrete hak kazanamadığı gibi, aksine bir hüküm yoksa aldığı peşin ücretleri ve kullanmadığı masraf avanslarını da iade etmek zorundadır.
Haklı istifa hâlinde ise sonuç haksız azle benzer: avukat işe devam etme olanağı bulunmadığından, haklı istifa tarihi itibarıyla muaccel olan vekâlet ücreti alacağının ödenmesini talep edebilir.
On beş günlük devam süresi. İstifanın usul yönünden en önemli sonucu m.41/1’dedir: belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekâlet görevi, durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün süreyle devam eder. Bu süre, müvekkilin yeni bir avukat bulmasına imkân tanımak için öngörülmüştür; dolayısıyla istifa, dosyayı aynı gün sahipsiz bırakmaz.
Baro görevlendirmesi ayrı bir rejime tâbidir. m.41/2 uyarınca adli yardım bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça görevi yerine getirmekten çekinemez; sebebin takdiri avukatı tayin eden makama aittir.
Karşılaştırma

Yargı Kararları Ne Diyor?
Haklılık, somut olaya ve dürüstlük kuralına göre belirlenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.05.2023 tarihli, 2022/445 E., 2023/440 K. sayılı kararı bu alanın temel çerçevesini ortaya koymaktadır. Karara göre vekâlet sözleşmesi güven unsuruna dayandığı için taraflar dilediği zaman ilişkiye son verebilir; azil ve istifa beyanı kural olarak bir şekle bağlı değildir ve sebeplerin beyanda açıklanması gerekmez — ancak dava konusu olduğunda haklılığı iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerekir. Kararda haklılık ölçütü de açıklanmıştır: hâkim, TMK m.4 çerçevesinde somut olayın özellikleri ve dürüstlük kuralına göre sözleşme ile bağlı kalmanın taraflar için “çekilmez hâle gelip gelmediğini” gözetir. Somut olayda, ücret sözleşmesinde kararlaştırılan vadede ücretin ödenmemesi nedeniyle yapılan istifa haklı bulunmuş ve avukatın o dosya yönünden ücrete hak kazandığı sonucuna varılmıştır.
Haklı istifa tüm dosyalara sirayet eder. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 19.02.2024 tarihli, 2023/2147 E., 2024/677 K. sayılı kararında; danışmanlık ücretlerinin vaktinde ödenmemesi nedeniyle yapılan istifanın haklı olduğu, haklı istifanın avukatın takip ettiği tüm dava ve takiplere sirayet edeceği ve haklı istifanın haklı azil gibi sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Karar ayrıca haksız istifa hâlinde avukatın yalnız istifa tarihi itibarıyla tamamlanmış işlerden dolayı ücrete hak kazanacağını ve Avukatlık Kanunu’nda hesaplanan ücret üzerinden hakkaniyet indirimi yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını da ortaya koymaktadır.
Bu iki karardan çıkan pratik sonuç şudur: değişiklik kararı verilmeden önce haklılığın hangi olguyla ortaya konulacağının belirlenmesi gerekir. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Beyanın yazımı ve belgelendirilmesi için destek alabilirsiniz.
İzlenecek Yol
AVUKAT DEĞİŞİKLİĞİNDE İZLENECEK YOL
Üç Pratik Uyarı
Birincisi, süre takibi değişiklik sırasında aksamamalıdır. Avukat değişikliğinin en büyük riski usul sürelerinin kaçırılmasıdır. İtiraz, istinaf, temyiz veya cevap süreleri değişiklikten etkilenmez. Bu nedenle devir işlemi, yaklaşan sürelerin yazılı bir listesiyle yapılmalıdır.
İkincisi, beyanın ispatı önemlidir. Azil ve istifa şekle bağlı olmasa da uyuşmazlık hâlinde beyanın karşı tarafa ulaştığının ve tarihinin ispatı gerekir. Noter ihtarnamesi ya da tebliğ edilebilir bir yazı bu ispatı sağlar.
Üçüncüsü, kapsam bölünemez. Yargıtay içtihadına göre vekâlet ilişkisi bir bütündür ve azil gibi istifa da taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet eder. Dolayısıyla “yalnız şu dosya bakımından” biçimindeki bir beyanın pratikte tüm dosyalar bakımından sonuç doğurabileceği gözetilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Avukat değiştirmek hukuken serbesttir ve gerekçe açıklanması zorunlu değildir. Buna karşılık işlem ücret bakımından sonuç doğurur ve bu sonuç haklılık değerlendirmesine bağlıdır: haksız azilde ücretin tamamı, kusur veya ihmal nedeniyle azilde ücretsizlik; haksız istifada ücretsizlik ve iade, haklı istifada muaccel ücret. Hukuk Genel Kurulu’nun ölçütü ise sabittir — haklılık, somut olayın özellikleri ve dürüstlük kuralı çerçevesinde hâkim tarafından belirlenir. Pratikte gözetilmesi gereken iki şey vardır: sürelerin aksamaması ve beyanın ispat edilebilir olması.
Avukat değiştirildiğinde ücretin nasıl hesaplanacağı çoğu zaman avukatlık sözleşmesinin fesih hükümlerine bağlıdır.
İlgili Diğer Yazılarımız
Temsil sıfatları için Müdafi ile vekil arasındaki fark nedir?, ücretin belirlenmesi için Ceza avukatı ücreti nasıl belirlenir?, zorunlu müdafilikte ücret için CMK kapsamında görevlendirilen müdafi ücretli midir?, mağdur tarafın ücreti için Mağdurun avukat ücretini kim karşılar?, savunmanın bizzat yapılması için Avukat tutmadan kendinizi savunabilir misiniz? yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Avukatlık Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukatımı değiştirebilir miyim?
Evet. Vekâlet ilişkisi güven esasına dayandığı için taraflar her zaman sona erdirebilir. Müvekkil avukatını azil edebilir, avukat da vekâletten istifa edebilir. Bu haklar tek taraflı ve karşı tarafa varması gereken irade beyanıyla kullanılır ve kural olarak bir şekle bağlı değildir.
Azil ile istifa arasındaki fark nedir?
Azil müvekkilden, istifa avukattan gelir. Ücret bakımından sonuçları da ters yönlüdür: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.174/2 uyarınca azil hâlinde ücretin tamamı verilir; ancak avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücret ödenmesi gerekmez.
Haksız azil ne anlama gelir?
Azlin haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Bu hâlde avukat, henüz sonuçlanmamış iş bakımından da sözleşmede kararlaştırılan ücretin tamamına hak kazanır. Azlin haklı olup olmadığını, Türk Medeni Kanunu m.4 çerçevesinde hâkim takdir eder.
İstifa eden avukat ücret alabilir mi?
Duruma göre. m.174/1 uyarınca üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Buna karşılık haklı istifa hâlinde avukat, istifa tarihi itibarıyla muaccel olan ücret alacağını talep edebilir.
Değişiklik tüm dosyalara yayılır mı?
Yargıtay kararlarına göre evet. Vekâlet ilişkisi bir bütün olduğundan, azil gibi istifa da taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet eder; çünkü azil ve istifa ile vekâlet akdinin en önemli unsuru olan güven ilişkisi sona ermektedir.
İstifa eden avukatın görevi hemen biter mi?
Bitmez. 1136 sayılı Kanun m.41 uyarınca belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekâlet görevi, durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün süreyle devam eder.
Baro tarafından görevlendirilen avukat çekilebilir mi?
Kural olarak hayır. m.41/2 uyarınca adli yardım bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça görevi yerine getirmekten çekinemez; sebebin veya özürün takdiri avukatı tayin eden makama aittir.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. Dosya devirlerinde yaklaşan usul sürelerinin yazılı olarak aktarılması, beyanların ispat edilebilir biçimde yapılması ve ücret hesabının işin aşamasına göre belirlenmesi gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.