
Kısa cevap: Evet, avukat başka şehirdeki dosyaya bakabilir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (AK) m.66/2’ye göre bir baroya kayıtlı avukat, sürekli olmamak şartıyla Türkiye’nin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir. Dosya UYAP üzerinden incelenir, dilekçeler elektronik imzayla gönderilir. Duruşmalara ise kural olarak bizzat katılınır; hukuk davalarında SEGBİS ile katılım istenebilir ancak karar hâkimin takdirindedir. Yol giderleri ücretten ayrıdır.
Önemli noktalar
- Baro kaydı avukatın büro yerini belirler, dava takip edebileceği ili sınırlamaz (AK m.66).
- Başka ildeki dosyanın evrakı UYAP’tan görülür; dilekçe ve beyanlar e-imzayla verilir (CMK m.38/A, HMK m.445).
- HMK m.149/1 vekile SEGBİS ile duruşmaya katılma talebi hakkı tanır; mahkeme kabul etmek zorunda değildir.
- Tanık ve bazı sanık sorguları talimatla, kişinin bulunduğu yerde yapılabilir (CMK m.180, 196/2).
- Avukatın yol ve konaklama giderleri iş sahibine aittir ve sözleşmede ayrıca yazılmalıdır (AK m.173/2).
Bu soru, dosyası başka ilde görülen ya da başka ilde yaşayıp dosyası Kahta veya Adıyaman’da bulunan kişilerin sık sorduğu bir sorudur. Ücretin hangi etkenlerle belirlendiğini ceza avukatı ücreti nasıl belirlenir yazımızda, sözleşmede masraf ve kapsam hükümlerini avukatlık sözleşmesinde nelere dikkat edilmeli yazımızda ayrıca ele aldık.
Duruşma tarihi yaklaşıyorsa takvimi kaçırmamak için hangi işlemlerin uzaktan, hangilerinin yerinde yapılması gerektiğini erkenden konuşmak faydalıdır.
Avukat Başka Şehirdeki Davaya Bakabilir mi?
Avukatın başka şehirdeki davaya bakabilmesi, Avukatlık Kanunu’nun açık bir hükmüne dayanır. AK m.66/2’ye göre baro levhasına yazılmış avukat, sürekli olmamak şartıyla ülkenin her yerinde avukatlık yapabilir. Yani Adıyaman Barosuna kayıtlı bir avukat, Gaziantep, Ankara ya da İstanbul’daki bir mahkemede vekil veya müdafi olarak görev alabilir.
Kanunun ifadesi şöyledir: “Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.” AK m.35/1 ise mahkemeler önünde başkasının hakkını dava etmek ve savunmak yetkisini yalnız “baroda yazılı avukatlara” verir; hangi baroya yazılı olunduğu şartı aranmaz. Bu nedenle mahkeme, vekâletnameyi avukatın kayıtlı olduğu baro başka il diye reddedemez. Kanunun tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Baro Kaydı ile Çalışma Yeri Arasındaki Fark Nedir?
Baro kaydı, avukatın sürekli olarak avukatlık yaptığı, yani bürosunun bulunduğu yeri gösterir; çalışabileceği mahkemeleri sınırlamaz. AK m.66/1’e göre her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlüdür. Belirleyici kavram “sürekli” kelimesidir: tek tek dosya takibi serbesttir.
AK m.67, levhasında yazılı olduğu baro bölgesi dışında sürekli olarak avukatlık eden avukat hakkında tutanak düzenlenip kayıtlı olduğu baroya gönderileceğini öngörür. Bu kural, başka ilde fiilen büro açıp orada düzenli iş kabul etmeyi hedefler; başka şehirde görülen bir davayı takip etmeyi değil. Müvekkil açısından pratik sonucu şudur: avukatın büro adresi Adıyaman’da, davanın görüldüğü mahkeme başka bir ilde olabilir.
Avukat Başka Şehirdeki Dosyayı UYAP’tan Takip Edebilir mi?
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), yargı işlemlerinin elektronik ortamda yürütüldüğü sistemdir ve avukatın başka şehirdeki dosyayı uzaktan takip etmesinin temel aracıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.38/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.445, dosyaların güvenli elektronik imzayla UYAP’tan incelenebileceğini ve işlem yapılabileceğini düzenler.
CMK m.38/A-2’ye göre “dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.” Uygulamada avukat, vekâletnameyi sisteme ekledikten sonra dosyadaki tutanakları, bilirkişi raporlarını ve ara kararları görür; dilekçe, beyan, istinaf ve temyiz başvurularını şehir değiştirmeden gönderir. Harç ve gider avansı da elektronik ortamda yatırılabilir (HMK m.445/2). Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Kanunda gösterilen istisnalar ve kısıtlama kararı bulunan soruşturma dosyaları bu genel kuralın dışındadır.
Avukat Duruşmaya SEGBİS ile Katılabilir mi?
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), duruşmaya katılan kişinin sesinin ve görüntüsünün mahkeme salonuna aynı anda aktarıldığı sistemdir. Hukuk davalarında HMK m.149/1, tarafın veya vekilinin talebi üzerine bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına ve usul işlemleri yapmasına mahkemenin karar verebileceğini düzenler. Bu bir talep hakkıdır, kesin bir hak değildir.
Maddenin ifadesi şöyledir: “Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir.” “Verebilir” ifadesi nedeniyle mahkeme talebi teknik imkân, duruşmanın niteliği ve dosyanın durumuna göre reddedebilir. Talebin duruşma gününden makul bir süre önce yapılması ve sonucunun takip edilmesi gerekir.
Ceza davalarında durum farklıdır. CMK m.196/4, sanığın SEGBİS ile sorgusunu ve duruşmaya katılmasını düzenler; müdafiin uzaktan katılımına ilişkin HMK m.149 gibi doğrudan bir hüküm içermez. Bu nedenle ceza dosyalarında müdafiin duruşma salonunda bulunması esastır. Duruşmaya gelinmemesinin sonuçlarını duruşmaya katılmazsanız ne olur yazımızda ayrıca anlattık.
Talimat (İstinabe) Yoluyla Hangi İşlemler Yapılabilir?
Talimat veya istinabe, davayı gören mahkemenin bir işlemi başka yerdeki mahkemeye yaptırmasıdır; uzaktaki kişinin ayağına götürülen bir dinleme yöntemi olarak işler. CMK m.180, yargı çevresi dışında oturan ve getirilmesi zor olan tanık ile bilirkişinin bulunduğu yer mahkemesince dinlenmesine imkân tanır. Mümkünse bu dinleme ses ve görüntü aktarımıyla yapılır (CMK m.180/5).
Sanık bakımından CMK m.196/2 daha dar bir kapı açar: alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere sanık istinabe yoluyla sorguya çekilebilir. Sorgu günü Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine bildirilir; müdafiin talimat mahkemesinde hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgudan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur. CMK m.180/3’e göre ise büyükşehir belediye sınırları içindeki kişiler, zorunluluk olmadıkça istinabe yoluyla dinlenmez.
Yol Gideri ve Konaklama Kimin Sorumluluğundadır?
Başka şehirdeki dosyada avukatın yolculuk ve konaklama giderleri, avukatlık ücretinden ayrı bir kalemdir ve kanunen iş sahibine aittir. AK m.173/2 şöyle der: “Avukatın iş için yapacağı yolculuk masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin olarak ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz.”
Bu gideri küçümsemek de abartmak da yanlıştır. UYAP ve SEGBİS uzaktan yapılabilecek işleri artırmıştır; ancak ceza duruşmaları, keşif ve tutuklu görüşmesi gibi işlemler hâlâ fiziken bulunmayı gerektirir. Bu yüzden yolculuk sayısı dosyanın türüne göre değişir. Kanun aksine sözleşme yapılmasına izin verdiğinden, yol giderinin ücretin içinde mi yoksa ayrıca mı ödeneceği, nasıl belgeleneceği ve peşin mi yoksa sonradan mı karşılanacağı sözleşmeye açıkça yazılmalıdır.
Avukat Başka Şehirdeki Duruşmaya Başka Bir Avukatı Gönderebilir mi?
Avukatın başka şehirdeki duruşmaya bir meslektaşını göndermesi, vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi bulunması şartıyla mümkündür. AK m.171/2’ye göre böyle bir yetki varsa avukat, yazılı sözleşmede aksine açık hüküm olmadıkça işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Bu işlem genellikle yetki belgesiyle yapılır.
AK m.56’ya göre avukat, başkasını tevkil yetkisi bulunan vekâletnamelerini kapsayacak şekilde başka bir avukata yetki belgesi verebilir ve bu belge vekâletname hükmündedir. Müvekkil açısından iki güvence vardır: işi devreden avukatın sorumluluğu devam eder ve işe ortak edilen avukat müvekkilden ayrıca ücret isteyemez (AK m.171/3-4).
Hangi Durumlarda Uzaktan Takip Yetmez?
Uzaktan takibin sınırı, işlemin fiziken bulunmayı gerektirip gerektirmediğine göre belirlenir. Sanığın savunmasının alındığı ilk ve son oturumlar, tanıkların çapraz sorguya tutulduğu duruşmalar, keşif ve bilirkişi incelemesi ile tutuklu müvekkille cezaevinde görüşme, avukatın yerinde bulunmasının dosya açısından en çok önem taşıdığı işlemlerdir.
Ayrıca SEGBİS ve talimat birer imkândır, garanti değildir. Mahkeme SEGBİS talebini reddedebilir, talimat yazısı gecikebilir ya da teknik bağlantı kurulamayabilir. Duruşmaya kısa süre kalmışken bu yollara güvenmek, dosyanın işlemden kaldırılması (HMK m.150) veya hakkında zorla getirme kararı verilmesi gibi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle başka şehirdeki dosyada takvim, her duruşma için “uzaktan mı, yerinde mi” sorusu önceden cevaplanarak kurulmalıdır.

Başka Şehirdeki Dosya İçin Hangi Adımlar İzlenmeli?
Başka şehirde görülen bir dosyada avukatla çalışmaya başlamak, dosyanın aşamasından bağımsız olarak birkaç kısa adımla planlanabilen bir süreçtir. Her adımın amacı, uzaktan yapılabilecek işlerle yerinde yapılması gereken işleri baştan ayırmak ve duruşma takvimini kaçırmamaktır; sıra hem ceza hem hukuk dosyaları için uygulanabilir.
BAŞKA ŞEHİRDEKİ DOSYA İÇİN ÇALIŞMA ADIMLARI
Kısıtlama kararı bulunan dosyalarda avukatın nelere erişebileceği ceza dosyasını inceleme yetkisi yazımızda anlatılmıştır.
Sanığın ve tutuklunun SEGBİS ile duruşmaya katılımını SEGBİS ile duruşmaya katılım yazımızda ayrıca anlattık.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Başka şehirdeki dosyalarda yaşanan sorunlar, çoğunlukla SEGBİS ve talimat gibi uzaktan takip imkânlarının kesin bir hak sanılmasından, vekâletnamenin eksik yetkiyle çıkarılmasından ve masraf ile duruşma planının baştan konuşulmamasından doğar. Bu hataların çoğu, dosya alınırken yapılacak kısa bir planlamayla önlenebilir. Sık görülen hatalar şunlardır:
- SEGBİS’i garanti saymak: Talep son güne bırakılır, ret kararı gelince duruşmaya kimse katılamaz.
- Talimat imkânını her suç için var sanmak: Alt sınırı beş yıl ve üzeri hapis gerektiren suçlarda sanık talimatla sorgulanamaz (CMK m.196/2).
- Yol giderini sözleşmeye yazmamak: Gider kalemi sonradan tartışma konusu olur; AK m.173/2 bu giderleri ücretten ayırır.
- Tevkil yetkisi olmayan vekâletname çıkarmak: Avukat gerektiğinde duruşmaya meslektaşını gönderemez.
- Tebligatları geç iletmek: Kanun yolu süreleri tebliğle başlar; uzaktaki avukatın tebligattan zamanında haberdar olması gerekir.
Yargıtay Kararları Ne Diyor?
Yargıtay kararları, SEGBİS ve uzaktan katılımın sınırlarını ceza ve hukuk davalarında farklı biçimde çizmektedir. Ceza davalarında sanığın duruşmada bulunma hakkı ön plana çıkarken, hukuk davalarında vekilin SEGBİS talebi mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Tam metni incelenen ve konuya doğrudan ışık tutan üç karar şunlardır:
SEGBİS’in zorunluluk gerekçesi ve müdafiin konumu: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.12.2021 tarihli, 2020/142 E., 2021/630 K. sayılı kararında, yargılamanın hiçbir aşamasında salonda hazır bulundurulmadan SEGBİS ile savunması alınan tutuklu sanık hakkında, zorunluluk hâli denetime elverişli biçimde gerekçelendirilmediği için savunma hakkının kısıtlandığı kabul edildi ve bozma kararına yönelik itiraz oy çokluğuyla reddedildi. Kurul, SEGBİS ile savunma alındığında talep edilirse sanığın yanında müdafiin veya başka bir avukatın bulunmasının sağlanacağını da belirtti.
Bizzat katılmak isteyen sanık: Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 28.09.2022 tarihli, 2022/21131 E., 2022/5093 K. sayılı kararında, duruşmaya bizzat katılmak istediğini bildiren tutuklu sanık ve müdafiinin talebine rağmen somut gerekçe gösterilmeden SEGBİS ile savunma alınması bozma nedeni sayıldı. Daire, ilk ve son savunmanın yapıldığı oturumlara SEGBİS ile katılımın sanığın açık kabulüne dayanması gerektiğini vurguladı.
Hukuk davasında SEGBİS hâkimin takdirindedir: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.12.2025 tarihli, 2025/342 E., 2025/882 K. sayılı kararında, HMK m.149/1 uyarınca SEGBİS üzerinden duruşma yapılmasının teknik ve hukuki şartlar yerine getirilmek kaydıyla hâkimin takdirine bırakıldığı belirtildi. SEGBİS talebi reddedilen ve duruşmalara katılmayan davacının davası, HMK m.150 uyarınca açılmamış sayıldı ve bu karar onandı.
Dosyanın aşaması, duruşma takvimi ve masraf kalemleri netleştiğinde hangi yolun uygun olduğunu değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Adıyaman Barosuna kayıtlı avukat İstanbul’daki davaya girebilir mi?
Girebilir. Avukatlık Kanunu m.66/2’ye göre bir baro levhasına yazılmış avukat, sürekli olmamak şartıyla ülkenin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir. Başka ildeki mahkeme, avukatın kayıtlı olduğu baroya bakarak vekâleti reddedemez.
Başka şehirdeki avukata vekâletnameyi nasıl veririm?
Vekâletname herhangi bir noterden çıkarılabilir; avukatın bulunduğu şehirdeki noter şart değildir. Noter vekâletnameyi elektronik ortama kaydeder, avukat da vekâletnameyi UYAP’a ekleyerek dosyaya vekil olarak girer. Belgenin aslı avukata ulaştırılır.
Avukat her duruşma için yanımızdaki şehre gelmek zorunda mı?
Kural olarak avukat duruşmaya bizzat katılır. Hukuk davalarında HMK m.149/1’e göre SEGBİS ile katılım istenebilir; ancak bu hâkimin takdirindedir. Avukat, vekâletnamede yetki varsa duruşmaya yetki belgesiyle başka bir avukatı da gönderebilir (AK m.56, 171).
SEGBİS talebi reddedilirse ne olur?
Talep reddedilirse avukatın duruşmaya bizzat katılması ya da geçerli bir mazeret bildirmesi gerekir. Hukuk davasında iki taraf da gelmezse dosya HMK m.150 uyarınca işlemden kaldırılabilir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu SEGBİS kararını hâkimin takdirine bırakmıştır.
Talimatla ifade vermek ne demektir?
Talimatla ifade, kişinin davanın görüldüğü yere gitmeden bulunduğu yerdeki savcılık veya mahkeme huzurunda dinlenmesidir. Tanıklar için CMK m.180, sanık sorgusu için CMK m.196/2 uygulanır; alt sınırı beş yıl ve üzeri hapis gerektiren suçlarda sanık talimatla sorgulanamaz.
Avukatın yol masrafını kim öder?
AK m.173/2’ye göre avukatın iş için yaptığı yolculuk masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşmaya göre iş sahibi tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz; aksi sözleşmede kararlaştırılabilir.
Dosyanın görüldüğü şehirde avukat tutmak mı daha iyi?
Tek bir doğru cevap yoktur. Duruşma, keşif ve tutuklu görüşmesi sayısı yüksek dosyalarda yerel takip yol giderini azaltır; yazılı işlemin ağır bastığı dosyalarda uzaklık daha az belirleyicidir. Karar, dosyanın aşamasına ve fiziken yapılacak işlem sayısına göre verilmelidir.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosuna kayıtlı avukat olarak Adıyaman ve Kahta’da ceza, aile, icra ve tazminat dosyaları yürütmektedir. Dosyası başka ilde görülen müvekkillerle çalışırken UYAP üzerinden yapılabilecek işlemlerle yerinde bulunmayı gerektiren işlemleri baştan ayırmaya ve yol giderlerini sözleşmede açıkça yazmaya özen göstermektedir. Ceza dosyalarına ilişkin genel bilgi için Kahta ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.