
Kısa cevap: HAGB, kurulan hükmün açıklanmamasını ve beş yıllık denetim süresi boyunca sonuç doğurmamasını sağlar; süre yükümlülüklere uygun ve kasıtlı suç işlenmeksizin geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer. 7499 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Haziran 2024‘te yürürlüğe giren değişiklikle iki temel şey değişti: sanığın kabulü şartı kaldırıldı (mahkeme resen karar verebilir) ve karara karşı itiraz yerine istinaf yolu açıldı. HAGB genel adli sicil kaydında görünmez; özel bir sisteme kaydedilir.
Dikkat: İnternetteki pek çok kaynak hâlâ “HAGB için sanığın kabul etmesi gerekir” ve “HAGB kararına itiraz edilir” bilgisini vermektedir. Bu bilgiler 1 Haziran 2024’ten önceki döneme aittir. Hangi rejimin uygulanacağını kararın verildiği tarih belirler.
Dosyanızın hangi rejime tabi olduğunun belirlenmesi için iletişime geçebilirsiniz.
HAGB’nin İşleyişi
HAGB’de mahkeme yargılamayı tamamlar ve sanığın suçlu olduğu sonucuna varırsa bir hüküm kurar; ancak bu hükmü açıklamaz. Hüküm askıda kalır ve sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz. Bunun karşılığında sanık beş yıllık bir denetim süresine tabi tutulur.
Denetim süresi içinde iki yükümlülük vardır: kasıtlı bir suç işlememek ve mahkemece belirlenmişse öngörülen denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymak. Süre bu koşullara uygun geçirilirse mahkeme, açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırır ve davanın düşmesine karar verir. Kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde ise mahkeme hükmü açıklar; bu durumda askıda bekleyen hüküm sonuç doğurmaya başlar.
1 Haziran 2024 Öncesi ve Sonrası
Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Kanun yolu yanlış seçildiğinde başvuru reddedilebilir ve süre kaybedilir. Elinizdeki kararın tarihine bakmak, hangi yola başvurulacağını belirlemenin en kısa yoludur.

Süreç
HAGB SÜRECİ
Temel Koşullar ve Sınırlar
HAGB her dosyada uygulanabilecek bir kurum değildir. Kanun, uygulanabilmesi için bir dizi koşul öngörmüştür. Bunların başında hükmolunan cezanın belirli bir sınırın altında kalması gelir: iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde HAGB gündeme gelebilir. İkinci koşul, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmasıdır. Üçüncü koşul, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varmasıdır. Dördüncü koşul ise suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesidir.
Zararın giderilmesi koşulu uygulamada en çok tartışılan noktadır. Giderim aynen iade, zararın tazmini veya eski hâle getirme biçiminde olabilir. Zararın miktarında uyuşmazlık varsa bu, HAGB’nin kendiliğinden uygulanmaması sonucunu doğurmaz; mahkeme değerlendirmesini somut koşullara göre yapar.
Ayrıca bazı suçlar bakımından özel kanunlarla HAGB uygulanmasının sınırlandırıldığı hâller bulunmaktadır. Bu nedenle somut dosyada kurumun uygulanabilir olup olmadığı, suç tipi özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Giderim biçiminin ve zamanının planlanması için destek alabilirsiniz.
HAGB ile Erteleme ve Paraya Çevirmenin Farkı
Üç kurum sıkça karıştırılır, oysa sonuçları çok farklıdır. HAGB’de hüküm hiç açıklanmaz; denetim süresi başarıyla geçirilirse dava düşer ve ortada bir mahkûmiyet kalmaz. Cezanın ertelenmesinde ise mahkûmiyet hükmü kurulur ve açıklanır; yalnızca cezanın infazı geri bırakılır. Adli para cezasına çevirmede de mahkûmiyet vardır; hapis cezası paraya dönüştürülmüştür.
Bu fark özellikle adli sicil bakımından önemlidir. HAGB kararları genel adli sicil kaydında yer almaz; yalnızca belirli amaçlarla kullanılmak üzere tutulan özel bir sisteme kaydedilir. Erteleme ve paraya çevirmede ise ortada bir mahkûmiyet bulunduğundan adli sicil kaydı oluşur. Dolayısıyla üç kurum arasında tercih yapılabildiği hâllerde HAGB, sonuçları itibarıyla en avantajlı olanıdır.
Sonuç ve Değerlendirme
HAGB, sonuçları bakımından ceza hukukundaki en elverişli kurumlardan biridir: denetim süresi başarıyla geçirildiğinde ortada bir mahkûmiyet kalmaz. 1 Haziran 2024 sonrasında sanığın kabulünün aranmaması ve kanun yolunun istinafa dönüşmesi, kurumu hem daha erişilebilir hem de denetime daha açık hâle getirmiştir. Dosyanızdaki kararın tarihine bakarak hangi rejime tabi olduğunuzu belirlemek, doğru kanun yoluna başvurmanın ilk adımıdır.
HAGB kararının adli sicilde, e-Devlet belgesinde ve kamu atamasındaki arşiv araştırmasında nasıl göründüğünü HAGB sicilde görünür mü yazımızda ayrıca ele aldık.
İlgili Diğer Yazılarımız
Cezanın infazının geri bırakılması için Kahta cezanın ertelenmesi avukatı yazımızı, hapis cezasının paraya dönüştürülmesi için Kahta adli para cezasına çevirme avukatı yazımızı, sicil kayıtlarının silinmesi için Kahta adli sicil ve arşiv kaydı silme avukatı yazımızı inceleyebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
HAGB nedir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmamasını ve belirli bir denetim süresi boyunca sonuç doğurmamasını sağlayan kurumdur. Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve suç işlenmeksizin geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.
HAGB için sanığın kabulü gerekir mi?
Hayır. 7499 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle sanığın kabulü şartı kaldırılmıştır. Mahkeme, koşulların bulunduğu kanaatine varırsa talep veya kabul aranmaksızın resen HAGB kararı verebilir.
HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açıktır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar bakımından ise eski rejim uygulanır ve itiraz yoluna başvurulur; hangi rejimin geçerli olduğunu kararın verildiği tarih belirler.
Denetim süresi ne kadardır?
Denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmemesi ve mahkemece belirlenen yükümlülüklere uyulması gerekir. Süre yükümlülüklere uygun geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır.
Denetim süresinde suç işlenirse ne olur?
Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Bu durumda geri bırakılan hüküm sonuç doğurmaya başlar ve infaz edilir.
HAGB adli sicile işler mi?
HAGB kararları genel adli sicil kaydında yer almaz; bu kararlar yalnızca belirli amaçlarla kullanılmak üzere tutulan özel bir sisteme kaydedilir. Bu nedenle olağan adli sicil belgesinde görünmez.
Müsadere kararı HAGB’den etkilenir mi?
7499 sayılı Kanunla yapılan düzenleme uyarınca müsadereye ilişkin karar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından bağımsız olarak infaz edilebilir. Dolayısıyla HAGB verilmesi müsadere kararının uygulanmasını engellemez.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. HAGB dosyalarında karar tarihine göre uygulanacak rejimin belirlenmesi, zararın giderilmesi koşulunun planlanması ve doğru kanun yoluna başvurulması gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.