
Kısa cevap: İtiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçede, CMK m.173/2 uyarınca kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilmek zorundadır.
Burada iki bilgi tazelenmelidir. Süre iki haftadır — uygulamada hâlâ dolaşan “on beş gün” ifadesi madde metniyle örtüşmemektedir. İtiraz mercii ise ağır ceza mahkemesi değil sulh ceza hâkimliğidir.
İtiraz dilekçesinin hazırlanması ve delil taleplerinin belirlenmesi için bize ulaşabilirsiniz.
Takipsizlik Kararı Neden Verilir?
CMK m.172/1 iki sebep saymaktadır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması. İlki bir delil değerlendirmesidir; ikincisi ise zamanaşımı, şikâyet süresinin geçmesi, şüphelinin ölümü gibi hukuki engellerin bulunduğu hâlleri kapsar.
Aynı fıkra, kararın suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirileceğini ve kararda itiraz hakkının, süresinin ve merciinin gösterileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle tebliğ edilen kararın üzerindeki itiraz bilgileri mutlaka okunmalıdır.
İtiraz hakkının sahibi suçtan zarar görendir. Yalnızca ihbarda bulunmuş, ancak suçtan zarar görmemiş bir kişinin itiraz yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca m.173/5 uyarınca Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?
CMK m.173/2 tek cümleyle çok şey söyler: dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Buradan üç yazım kuralı çıkar.
Birincisi, olay anlatımı somut olmalıdır. “Haksızlığa uğradım” yerine tarih, yer, kişi ve davranış bilgisi verilerek olay yeniden kurulur. Savcılık kararının hangi tespitine neden katılınmadığı ayrıca gösterilir.
İkincisi, her olay bir delile bağlanmalıdır. Toplanmamış kamera kaydı, dinlenmemiş tanık, istenmemiş kurum yazısı, alınmamış bilirkişi raporu tek tek sayılır. Önemli olan yalnızca delili saymak değil, o delilin hangi olayı ispatlayacağını yazmaktır.
Üçüncüsü, delilin elde edilme yolu gösterilmelidir. Kamera kaydının hangi işletmede olduğu, tanığın adresi, kurum yazısının hangi müdürlükten isteneceği belirtilirse hâkimliğin soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunması kolaylaşır.
Karşılaştırma

Yargı Kararları Ne Diyor?
Soruşturmanın genişletilmesi istendiğinde takipsizlik kararı kaldırılmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 15.11.2023 tarihli, 2023/5978 E., 2023/5015 K. sayılı kararında; sulh ceza hâkimliğinin CMK m.173/3 uyarınca soruşturmanın genişletilmesini istemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken varlığını sürdürdüğü, bu kararın kaldırılmış sayılamayacağı ve eksiklikler tamamlandıktan sonra dosyanın aynı sulh ceza hâkimliğine gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu tespit pratikte önemlidir: genişletme talebi, dosyanın başa dönmesi değil aynı itirazın devamıdır.
Aynı fiil için ikinci bir takipsizlik kararı verilemez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 08.12.2025 tarihli, 2025/2564 E., 2025/15789 K. sayılı kararında; soruşturmanın genişletilmesi üzerine Cumhuriyet savcısının ikinci kez kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesinin hukuken mümkün olmadığı ve bu ikinci kararın yok hükmünde olduğu açıklanmıştır. Savcılığın yapması gereken, eksiklikleri tamamlayıp dosyayı itirazı inceleyen hâkimliğe göndermektir.
Bu iki karar, itirazın usul yönünü netleştirmektedir: itiraz bir kez yapıldıktan sonra süreç, karar verilinceye kadar aynı hâkimlik önünde devam eder. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Hangi delilin hangi olayı ispatlayacağının yazımı için destek alabilirsiniz.
İzlenecek Yol
İTİRAZ SÜRECİNDE İZLENECEK YOL
Üç Pratik Uyarı
Birincisi, süre tebliğden işler. Kararın verildiği tarih değil, usulünce tebliğ edildiği tarih esas alınır. Adres değişikliği bildirilmemişse tebligatın geçerliliği tartışma konusu olabilir; bu nedenle soruşturma boyunca adres bilgisinin güncel tutulması önemlidir.
İkincisi, ret kararı dosyayı sonsuza kadar kapatmaz. CMK m.173/6 ve m.172/2 birlikte okunduğunda, yeni delil elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi hâlinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabileceği görülür. Sonradan ortaya çıkan bir kayıt veya belge bu yolu açabilir.
Üçüncüsü, etkin soruşturma yapılmadığı tespit edilirse ayrı bir yol vardır. CMK m.172/3 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesiyle yeniden soruşturma açılır.
Sonuç ve Değerlendirme
Takipsizlik kararına itiraz, biçimsel bir başvuru değil delil odaklı bir dilekçe işidir. İki haftalık süre, doğru merci ve CMK m.173/2’nin aradığı içerik — bu üçü tamamsa itirazın şansı, eksik bırakılan delillerin ne kadar somut gösterildiğine bağlıdır. Yargıtay kararları ise sürecin bir kez başladıktan sonra aynı hâkimlik önünde tamamlanacağını, savcılığın ikinci bir takipsizlik kararıyla dosyayı kapatamayacağını ortaya koymaktadır.
İlgili Diğer Yazılarımız
Şikâyet dilekçesinin yazımı için Şikâyet dilekçesinde nelere yer verilmeli?, soruşturmanın öğrenilmesi için Hakkımda soruşturma var mı, nasıl öğrenirim?, ifade aşaması için Savcılıktan ifadeye çağrıldım: Bu ne anlama geliyor?, dava açıldıktan sonrası için İddianame düzenlendi, bundan sonra ne olur?, taraf olma usulü için Ceza davasına katılan olmak ne anlama gelir? yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Takipsizlik kararına hangi soruşturma aşamalarından sonra gelindiğini şikâyet sonrası süreç yazımızda bulabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Takipsizlik kararı ne anlama gelir?
Takipsizlik, uygulamadaki adıyla kullanılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. CMK m.172/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde bu kararı verir.
İtiraz süresi kaç gündür?
CMK m.173/1 uyarınca süre, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Uygulamada hâlâ karşılaşılan on beş günlük süre bilgisi güncel değildir; madde metni iki hafta olarak düzenlenmiştir.
İtiraz hangi mercie yapılır?
Kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçe pratikte kararı veren Cumhuriyet başsavcılığına da verilebilir; ancak incelemeyi yapacak merci sulh ceza hâkimliğidir.
İtiraz dilekçesinde neler bulunmalıdır?
CMK m.173/2 uyarınca dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Yalnızca karara katılmadığını bildiren bir dilekçe yeterli değildir; hangi delilin toplanmadığı ve bunun hangi olayı ispatlayacağı somut olarak gösterilmelidir.
Hâkimlik eksik soruşturma görürse ne olur?
CMK m.173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Bu hâlde takipsizlik kararı kaldırılmaz; dosya eksiklikler tamamlanınca aynı hâkimliğe döner.
İtiraz kabul edilirse dava açılır mı?
Evet. CMK m.173/4 uyarınca sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
İtiraz reddedilirse dosya tamamen kapanır mı?
Hayır. CMK m.173/6 ile m.172/2 birlikte uygulanır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı dava açılamaz. Yeni delil ortaya çıkarsa bu yol açıktır.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. İtiraz dosyalarında tebliğ tarihinin ve sürenin denetlenmesi, eksik bırakılan delillerin ispat konusuyla eşleştirilmesi ve merci belirlemesi gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.