
Kısa cevap: İdari işlemin iptali davası, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açılır (İYUK m.2). Süre, özel kanunda ayrı süre yoksa Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (m.7). Dava açma süresi içinde üst makama başvurulması süreyi durdurur; idare 30 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır (m.11). Yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç zarar koşullarının birlikte bulunması gerekir (m.27).
Dikkat: İYUK m.11’deki cevap süresi 7331 sayılı Kanunla 60 günden 30 güne indirilmiştir. İnternette hâlâ yaygın olan 60 günlük bilgiye dayanılması, dava açma süresinin kaçırılmasına yol açabilir.
Size tebliğ edilen bir idari işlem varsa süre işlerken değerlendirme yaptırabilirsiniz.
İdari Dava Türleri ve İptal Davasının Yeri
İYUK m.2, üç idari dava türü öngörmüştür: iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalar. İptal davasında amaç, hukuka aykırı idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasıdır; tam yargı davasında ise idari eylem veya işlem nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istenir.
İki dava birbirini dışlamaz. İlgililer, haklarını ihlal eden bir işlem nedeniyle doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi, önce iptal davası açıp bu davanın sonuçlanmasının ardından tam yargı davası da açabilirler. Uygulamada sıkça tercih edilen yol, iptal ve tam yargı taleplerinin birlikte ileri sürülmesidir. Bu tercihin sonucu önemlidir: iptal kararı işlemi baştan itibaren ortadan kaldırırken, tam yargı kararı yalnızca zararın parasal olarak karşılanmasını sağlar.
İptal Davası ile Tam Yargı Davası

Süreler ve Süreci Yönetmek
İDARİ İPTAL DAVASINDA SÜREÇ
Üst Makama Başvuru (m.11): İki Yönlü Bir Araç
İYUK m.11, dava açmadan önce idareyle sorunu çözme imkânı tanır: dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan istenebilir. Bu başvurunun en önemli etkisi, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurmasıdır.
Ancak burada iki tuzak vardır. Birincisi, cevap süresi: idare otuz gün içinde bir cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Bu süre 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce altmış gün olduğundan, güncel olmayan kaynaklara dayanan hesaplamalar ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. İkincisi, sürenin sıfırlanmaması: isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, fakat başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Yani başvuru, süreyi baştan başlatmaz; yalnızca durdurur.
Bu nedenle m.11 başvurusu, süreden kazanmak amacıyla değil, gerçekten idarenin işlemi geri alma olasılığı bulunduğunda tercih edilmelidir. Başvurunun dava açma süresi dolduktan sonra yapılması hâlinde ise hiçbir durdurucu etkisi olmaz.
Süre hesabının doğru yapılması için başvuru öncesinde destek alabilirsiniz.
Yürütmenin Durdurulması ve İdari Eylemler
Yürütmenin durdurulması, iptal davasının en çok başvurulan ara kararıdır; çünkü dava sonuçlanana kadar işlemin uygulanmasını engeller. İYUK m.27 bunun için iki koşul öngörmüştür: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Bu iki koşulun birlikte bulunması gerekir; yalnızca zarar iddiası ya da yalnızca hukuka aykırılık iddiası tek başına yeterli değildir. Talebin ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi, zararın ise soyut ifadelerle değil somut verilerle ortaya konulması önem taşır.
İdari eylemlerden doğan zararlar bakımından ise farklı bir usul işler. İYUK m.13 uyarınca hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri zorunludur. Bu isteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren; istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. İdari eylemlerde bu ön başvuru, işlemlerdeki m.11 başvurusunun aksine ihtiyari değil zorunludur; yapılmaması davanın reddine yol açar.
Sonuç ve Değerlendirme
İdari yargıda davanın kaderini büyük ölçüde süreler belirler. Altmış (vergide otuz) günlük dava açma süresi hak düşürücüdür; m.11 başvurusu süreyi durdurur ancak sıfırlamaz ve idarenin cevap süresi artık otuz gündür. İdari eylemlerde ise m.13 kapsamındaki ön başvurunun zorunlu olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Yürütmenin durdurulması talebinin ise iki koşulu birlikte karşılayacak biçimde, somut verilerle gerekçelendirilmesi gerekir.
İdare Hukukuyla İlgili Diğer Yazılarımız
Memurlara verilen disiplin cezalarına karşı izlenecek yol için Kahta memur disiplin cezası avukatı yazımızı, kamulaştırma işlemine karşı iptal davası ve bedel tespiti için Kahta kamulaştırma avukatı yazımızı, taşınmaz uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için Kahta gayrimenkul avukatı yazımızı inceleyebilirsiniz. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun güncel tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İptal davası nedir?
İdari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini sağlayan idari dava türüdür. Dayanağı 2577 sayılı İYUK m.2 hükmüdür. Davayı açabilmek için menfaatin ihlal edilmiş olması gerekir.
İptal davası açma süresi ne kadardır?
İYUK m.7 uyarınca özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel kanunlarda farklı süre öngörülmüşse o süre uygulanır.
Dava açmadan önce idareye başvurulabilir mi?
Evet. İYUK m.11 uyarınca dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
İdare cevap vermezse ne olur?
İYUK m.11 uyarınca otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu süre, 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde altmış gün iken otuz güne indirilmiştir; eski kaynaklardaki altmış günlük süreye dayanılmamalıdır.
Başvuru sonrası dava açma süresi baştan mı başlar?
Hayır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar; ancak başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Yani süre sıfırlanmaz, durduğu yerden devam eder.
Yürütmenin durdurulması hangi hâllerde verilir?
İYUK m.27 uyarınca idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Koşullardan yalnızca birinin bulunması yeterli değildir.
İdari eylemden doğan zarar nasıl istenir?
İdari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları gerekir (İYUK m.13). İstek reddedilirse veya altmış gün içinde cevap verilmezse dava açma süresi işlemeye başlar.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak Adıyaman ve Kahta merkezli çalışmalarında idare hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. İdari dava dosyalarında dava açma süresinin hesaplanması, üst makama başvurunun süreye etkisinin değerlendirilmesi ve yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilmesi gibi sürecin seyrini etkileyen aşamalara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.