
Kısa cevap: Vasi tayini için, vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurulur (TMK m.397). Vesayeti gerektiren hâller TMK m.404-408’de sayılmıştır: velayet altında bulunmayan küçüklük, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık ve bağımlılık gibi durumlar, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza ve kişinin kendi isteği. Kayyım ise vasiden farklı olarak yalnızca belirli bir iş veya malvarlığının yönetimiyle sınırlı olarak atanır ve kural olarak fiil ehliyetini etkilemez.
Vesayet ve kayyımlık, korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin hem malvarlığını hem de kişiliğini güvence altına almayı amaçlayan koruyucu kurumlardır. Aynı zamanda kişinin fiil ehliyetine müdahale ettikleri için sıkı usul kurallarına bağlanmışlardır.
Somut durumda vesayet mi, kayyımlık mı yoksa yasal danışmanlık mı gerektiğini birlikte değerlendirebiliriz.
Vesayet Nedir? Vesayet Organları
Vesayet, kendi menfaatlerini korumaktan yoksun olan kişilerin kişiliğinin ve malvarlığının korunması amacıyla kurulan hukuki bir düzendir. TMK m.397 uyarınca vesayet organları vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır. Vesayet daireleri ikiye ayrılır: vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.
Bu ayrım pratikte önemlidir. Vasi atanması, vasinin denetlenmesi ve günlük işleyişe ilişkin izinler vesayet makamının görev alanındadır. Daha ağır sonuç doğuran bazı işlemler ise denetim makamının iznine tabidir. Dolayısıyla vesayet altındaki kişi adına yapılacak bir işlemde hangi makamdan izin alınacağının doğru belirlenmesi, işlemin geçerliliği bakımından belirleyicidir.
Vesayeti Gerektiren Hâller

Vasi Tayini Süreci
VASİ TAYİNİ SÜRECİ
Vasi Kim Olabilir?
TMK m.413 uyarınca vesayet makamı, vasilik görevini yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Kanun, vasi seçiminde aile bağlarını gözetir: koşullar elverdiği ölçüde vesayet altına alınacak kişinin eşi veya yakın hısımlarından birinin atanmasına öncelik verilir. Vesayet altına alınacak kişinin ya da ana babasının önerdiği kişi de haklı sebep bulunmadıkça göz önünde tutulur.
Buna karşılık kanun bazı kişiler bakımından vasiliğe engel hâller öngörmüştür. Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar, menfaati vesayet altına alınacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar ile aralarında düşmanlık bulunanlar vasi olarak atanamaz. Atama kararına karşı ilgililerin kanunda öngörülen kısa süre içinde itiraz etme hakkı da bulunur.
Taşınmaz satışı veya mirasın reddi gibi işlemlerde izin alınmadan yapılan tasarruflar sonradan sorun doğurabilir.
Vasinin Görevleri ve İzne Tabi İşlemler
Vasi, vesayet altındaki kişinin hem kişiliğini hem de malvarlığını korumakla yükümlüdür. Göreve başlarken malvarlığının defteri tutulur; vasi bu malvarlığını özenle yönetir, kişiyi hukuki işlemlerde temsil eder ve kişisel işlerinde gözetir. Vasi, vesayet makamının belirlediği dönemlerde rapor ve hesap vermekle yükümlüdür.
En çok sorun doğuran konu ise izne tabi işlemlerdir. TMK m.462, vesayet makamının iznini gerektiren işlemleri sayar; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması, olağan yönetim sınırlarını aşan işlemler, ödünç alma ve verme, kambiyo taahhüdü altına girme, mirasın kabulü veya reddi ile miras paylaşımına ilişkin işlemler bunlar arasındadır. TMK m.463 ise ayrıca denetim makamının da iznini gerektiren daha ağır işlemleri düzenler. Gerekli izin alınmadan yapılan işlemler sonradan ciddi geçerlilik tartışmalarına yol açabileceğinden, işlem öncesinde izin sürecinin tamamlanması gerekir.
Kayyımlık: Vesayetten Farkı ve Türleri
Kayyımlık, vesayete göre çok daha sınırlı bir koruma kurumudur. Kural olarak kişinin fiil ehliyetini kaldırmaz; yalnızca belirli bir iş veya belirli bir malvarlığı bakımından temsil ya da yönetim yetkisi doğurur. Kanun üç tür kayyımlık öngörmüştür:
- Temsil kayyımlığı (TMK m.426): Ergin bir kişinin hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görememesi ya da temsilci atayamaması, yasal temsilcinin menfaati ile temsil olunanın menfaatinin çatışması gibi hâllerde belirli bir iş için atanır.
- Yönetim kayyımlığı (TMK m.427): Bir malvarlığının yönetilmesi gereken ancak yönetecek kimsenin bulunmadığı hâllerde, malvarlığının yönetimi için atanır.
- İsteğe bağlı kayyımlık (TMK m.428): Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini kabul eden ergin kişinin kendi isteğiyle atanır.
Kısıtlamanın Kaldırılması
Vesayet süresiz bir durum değildir. Kısıtlama sebebi ortadan kalktığında vesayetin kaldırılması istenebilir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişi bakımından vesayetin kaldırılması, yine resmî sağlık kurulu raporu ile kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının belirlenmesine bağlıdır. Savurganlık, bağımlılık ve benzeri sebeplerle kısıtlananlar bakımından ise kanunun aradığı süre ve koşulların gerçekleşmesi gerekir. Talep, kısıtlının kendisi veya ilgililer tarafından vesayet makamına iletilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Vesayet ve kayyımlık, korunmaya ihtiyaç duyan kişiler için tasarlanmış olsa da kişinin hukuki özerkliğine müdahale ettikleri için ölçülü biçimde uygulanması gereken kurumlardır. Somut olayda kişinin durumunun vesayeti mi yoksa daha sınırlı bir kayyımlığı mı gerektirdiğinin doğru belirlenmesi hem başvuru sürecini hızlandırır hem de gereğinden geniş bir ehliyet kısıtlamasının önüne geçer. Vesayet altındaki kişi adına yapılacak işlemlerde ise izin rejiminin gözetilmesi, işlemlerin sonradan tartışmaya açılmasını önler.
Vesayet altındaki küçüğün evlat edinilmesi vesayet makamının iznine bağlıdır; ayrıntılar evlat edinme şartları yazımızda.
Aile ve Miras Hukukuyla İlgili Diğer Yazılarımız
Çocuklarla ilgili velayet düzenlemeleri için Kahta velayet davası avukatı yazımızı, vesayet makamının iznine tabi bir işlem olan mirasın reddi için Kahta mirasın reddi avukatı yazımızı, miras hukukunun genel çerçevesi için Kahta miras avukatı yazımızı, mirasçılık sıfatının belgelenmesi için Kahta veraset ilamı avukatı yazımızı inceleyebilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’nun güncel tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vasi tayini nasıl yapılır?
Vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Mahkeme vesayeti gerektiren hâlin bulunup bulunmadığını inceler, gerekli hâllerde kişiyi dinler ve sağlık kurulu raporu alır; şartlar gerçekleşmişse kısıtlama kararı vererek vasi atar.
Vesayeti gerektiren hâller nelerdir?
TMK m.404 velayet altında bulunmayan küçüklerin, m.405 akıl hastalığı veya akıl zayıflığının, m.406 savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimin, m.407 bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın, m.408 ise kişinin kendi isteğinin vesayeti gerektiren hâller olduğunu düzenler.
Vesayet davasında görevli mahkeme hangisidir?
Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397). Vasi atanması talebi sulh hukuk mahkemesine yapılır.
Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlamada rapor şart mıdır?
Evet. TMK m.409 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
Kısıtlanması istenen kişi dinlenir mi?
TMK m.409 uyarınca savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve kişinin kendi isteğine dayanan kısıtlama hâllerinde kişinin dinlenmesi zorunludur.
Kayyım ile vasi arasındaki fark nedir?
Vasi, kısıtlanan veya velayet altında bulunmayan küçüğün kişiliği ve malvarlığıyla ilgili genel temsil ve koruma görevini üstlenir. Kayyım ise belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi ile sınırlı olarak atanır ve kural olarak kişinin fiil ehliyetini etkilemez.
Kayyım türleri nelerdir?
TMK m.426 temsil kayyımlığını, m.427 yönetim kayyımlığını, m.428 ise kişinin kendi isteği üzerine atanan kayyımlığı düzenler. Temsil kayyımı belirli bir işte temsil için, yönetim kayyımı ise malvarlığının yönetimi için atanır.
Vasi malvarlığı üzerinde dilediği gibi işlem yapabilir mi?
Hayır. Vasi, vesayet makamının belirlediği dönemlerde rapor ve hesap vermekle yükümlüdür. Ayrıca TMK m.462 ve m.463’te sayılan önemli işlemler vesayet makamının veya denetim makamının iznine tabidir; taşınmaz satışı ve mirasın reddi bu işlemler arasındadır.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak Adıyaman ve Kahta merkezli çalışmalarında vesayet ve kayyımlık işlerinde de faaliyet göstermektedir. Bu dosyalarda uygun koruma kurumunun belirlenmesi, sağlık kurulu raporu sürecinin takibi ve vesayet altındaki kişi adına yapılacak işlemlerde izin rejiminin gözetilmesi gibi sürecin seyrini etkileyen aşamalara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.