
Kısa cevap: İlk iş yasağın kaynağını belirlemektir. Yasak adlî kontrol kapsamında verilmişse yol CMK m.111’deki kaldırma talebi ve ardından itirazdır. Yasak idari bir tahditten kaynaklanıyorsa izlenecek yol farklıdır — orada idari işleme karşı yargı yoluna gidilir.
İki teknik bilgi belirleyicidir. İtiraz süresi iki haftadır (CMK m.268/1). İtirazı inceleyecek merci ise — çok karıştırılan bir nokta — CMK m.268/3-b uyarınca sulh ceza hâkimliğinin adlî kontrole ilişkin kararlarında asliye ceza mahkemesi hâkimidir; başka bir sulh ceza hâkimliği değildir.
Kaldırma talebi ve itiraz süreci için bize ulaşabilirsiniz.
Birinci Yol: Adlî Kontrol Kapsamındaki Yasak
Dayanak CMK m.109/3-a’dır: adlî kontrol yükümlülüklerinin ilki yurt dışına çıkamamaktır. Bu yasak tutuklama yerine geçen bir koruma tedbiridir ve kaldırılması için kanun ayrı bir usul öngörmüştür.
Kaldırma talebi. m.111/1 uyarınca şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme m.110/2’ye göre beş gün içinde karar verebilir. m.110/2 ise üç ayrı imkân tanır: yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırmak, değiştirmek ya da kişiyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutmak.
Bu üçlü imkân, talebin nasıl yazılacağını da belirler. Yalnız “kaldırılmasını talep ederim” demek yerine alternatif bir yükümlülük önermek — örneğin güvence yatırmak (m.109/3-f) ya da belirlenen yerlere düzenli başvurmak (m.109/3-b) — talebin karşılanma ihtimalini artırır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da alternatif tedbirlerin tartışılmaması bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir.
İtiraz. m.111/2 uyarınca adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Süre m.268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Merci ise m.268/3-b’de özel olarak düzenlenmiştir: sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adlî kontrole ilişkin kararlarına karşı itirazları yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa yetki ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.
Kendiliğinden denetim. m.110/4 uyarınca yükümlülüğün devamının gerekip gerekmeyeceği en geç dört aylık aralıklarla karara bağlanır. m.110/A ise azami süreleri belirler: ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde iki yıl (zorunlu hâlde bir yıl uzatma), görevine giren işlerde üç yıl (uzatma toplam üç yılı, belirli suçlarda dört yılı geçemez); çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır.
İki Yol, İki Usul

Yargı Kararları Ne Diyor?
Ret kararı somut gerekçe içermek zorundadır. Anayasa Mahkemesi, İlker Ensar Uyanık başvurusu (B. No: 2020/21922, 11/6/2024) kararında; Suudi Arabistan’da bir teknoloji şirketinde çalışan başvurucunun dört yıl süren yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle işten çıkarıldığı olayı incelemiştir. Mahkeme, başvurucunun ifadesinin alınmış olduğu gözetildiğinde başka hangi delillerin toplanması gerektiğinin ve tedbirin soruşturmaya ne gibi bir faydası olacağının açıklanmadığını, tedbir ve devam kararlarında başvurucunun çalıştığı ülkedeki kişisel, ailevi ve mesleki bağlarına yönelik itirazlarının tartışılmayarak “tekrar içeren, genel ve soyut gerekçelerle” taleplerin reddedildiğini saptamış; alternatif tedbirlerin tartışılmadığını da vurgulayarak özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ve 30.000 TL manevi tazminata karar vermiştir.
Beraat sonrası sürdürülen yasak da denetime tâbidir. Ö.M. başvurusu (B. No: 2022/109474, 23/12/2025) kararında; avukat olan başvurucunun 2017’de başlayan yurt dışı çıkış yasağı, 2021’de beraat kararı verilmesine rağmen hüküm kesinleşinceye kadar sürdürülmüş, temyiz süreci devam ederken bir yıl daha uzatılmıştır. Başvurucu, Alman vatandaşı eşi ve müşterek çocuklarının Almanya’da yaşadığını, özel günlerinde dahi yanlarında olamadığı için aile bağlarının önemli ölçüde zayıfladığını belirterek itiraz etmiş; itiraz, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi; ret kararlarında başka hangi delillerin toplanacağının ve tedbirin kovuşturmaya faydasının açıklanmadığını, Almanya’daki aile ve sosyal bağlara yönelik itirazların “gerektiği gibi tartışılmayarak genel, soyut ve tekrar içeren gerekçelerle” reddedildiğini ve alternatif tedbirlerin hiçbir şekilde tartışılmadığını saptayarak, altı yılı aşkın süren yasak bakımından hak ihlaline ve 34.000 TL manevi tazminata karar vermiştir.
Bu iki karar, kaldırma talebinin nasıl kurulacağını da söyler: yurt dışındaki bağları belgele, tedbirin dosyaya ne kattığını sorgula ve daha hafif bir alternatif öner. Mevzuat ve kararlar Yargı PRO üzerinden tam metinden doğrulanmıştır.
Güvence veya imza yükümlülüğü önerisinin hazırlanması için destek alabilirsiniz.
İzlenecek Yol
YASAĞIN KALDIRILMASINDA İZLENECEK YOL
Üç Pratik Uyarı
Birincisi, azami süre kontrol edilmelidir. CMK m.110/A, 2021 yılında eklenen bir hükümdür ve uygulamada gözden kaçabilmektedir. Yasak, işin ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine göre iki ya da üç yıllık azami süreye tâbidir; uzatma süreleri de sınırlıdır. Sürenin aşıldığı iddiası tek başına güçlü bir kaldırma sebebidir.
İkincisi, kaldırma kararının kayıtlara işlenmesi takip edilmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin incelediği bir dosyada, beraat kararıyla tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen kaldırma için ayrıca müzekkere yazıldığı görülmektedir. Bu nedenle karar alındıktan sonra sınır kapılarındaki kaydın düşüp düşmediği ayrıca sorulmalıdır.
Üçüncüsü, dosya aşaması yetkiyi değiştirir. Soruşturma evresinde talep sulh ceza hâkimliğine, kovuşturma evresinde m.110/3 uyarınca davayı gören mahkemeye yöneltilir. İtiraz mercii ise m.268/3-b uyarınca farklıdır. Yanlış mercie verilen dilekçe zaman kaybına yol açar.
Sonuç ve Değerlendirme
Yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasında sonucu belirleyen üç şey vardır. Birincisi, yasağın kaynağının doğru tespiti — adlî kontrol ile idari tahdidin usulü birbirinden tamamen ayrıdır. İkincisi, talebin içeriği: Anayasa Mahkemesi’nin 2024 ve 2025 tarihli kararlarında görüldüğü üzere, yurt dışındaki ailevi, kişisel ve mesleki bağların belgeyle ortaya konulması ve daha hafif bir alternatif tedbirin önerilmesi belirleyicidir. Üçüncüsü, usul: itiraz süresi iki hafta, mercii ise adlî kontrol kararlarında asliye ceza mahkemesi hâkimidir. Bu kararlar aynı zamanda şunu da göstermektedir: genel ve soyut gerekçeyle reddedilen bir kaldırma talebi, hak ihlali tespitiyle sonuçlanabilmektedir.
İlgili Diğer Yazılarımız
Tedbirin genel çerçevesi için Adli kontrol kararıyla serbest bırakılma hangi hâllerde mümkün?, pasaport boyutu için Ceza aldıktan sonra pasaport alınabilir mi?, tutuklamaya itiraz için Tutuklama kararına itiraz nasıl ve ne kadar sürede yapılır?, sicil engelleri için Silah ruhsatı başvurusunda adli sicilin etkisi, bölgesel destek için Kahta adli kontrol tedbiri avukatı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışı çıkış yasağının kaynağı nedir?
İki ayrı kaynak olabilir. Birincisi CMK m.109/3-a uyarınca adlî kontrol kapsamında verilen yargısal yasaktır. İkincisi 5682 sayılı Pasaport Kanunu m.22 çerçevesindeki idari tahdittir. İzlenecek yol, yasağın hangi kaynaktan geldiğine göre tamamen değişir.
Adlî kontroldeki yasak nasıl kaldırılır?
CMK m.111/1 uyarınca şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme m.110/2’ye göre beş gün içinde karar verebilir. m.110/2 uyarınca yükümlülükler bütünüyle veya kısmen kaldırılabilir, değiştirilebilir ya da kişi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutulabilir.
Ret kararına itiraz edilebilir mi?
Edilebilir. CMK m.111/2 uyarınca adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Süre m.268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır.
İtirazı hangi merci inceler?
CMK m.268/3-b uyarınca sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adlî kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanındadır.
Tedbir kendiliğinden gözden geçirilir mi?
Evet. CMK m.110/4 uyarınca adlî kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla karar verilir: soruşturma evresinde savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından.
Yasağın bir üst sınırı var mı?
Vardır. CMK m.110/A uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adlî kontrol süresi en çok iki yıl olup zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir; ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıl olup uzatma süresi toplam üç yılı, belirli suçlarda dört yılı geçemez.
Beraat ettim ama yasak sürüyor, ne yapmalıyım?
Beraat kararıyla birlikte tedbirin kaldırılması talep edilmeli ve kaldırma kararının kolluk kayıtlarına işlendiği ayrıca takip edilmelidir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, beraat sonrası hüküm kesinleşinceye kadar tedbirin sürdürüldüğü ve kaldırma taleplerinin gerekçesiz reddedildiği dosyalarda hak ihlali tespit edilmiştir.
Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mustafa Şahin, Adıyaman Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanında da faaliyet göstermektedir. Yurt dışı çıkış yasağı dosyalarında yasağın kaynağının tespiti, azami sürelerin hesaplanması, alternatif tedbir önerisinin dilekçeye işlenmesi ve itiraz merciinin doğru belirlenmesi gibi hususlara özen gösterilmektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.